KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6516 E., 2025/1339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/894 Esas, 2024/1394 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... Minareli arasında ... 'nın “Dava ve Dönüşüm” adlı kitaplarının çevirisi için sözleşme yapıldığını, diğer davalının bu sözleşmeler ile ilgili gönderdiği ihtarname ile “çeviri sözleşmelerinin şekil şartlarına uymaması ile ikinci ve üçüncü basımları için ücretlerinin verilmemesi” nedeniyle cayma ihtarında bulunduğu, bu ihtara verilen cevapta caymanın şartlarının oluşmadığının bildirildiğini, davalının ikinci ihtarname ile de sözleşmelerin “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) 58. maddesine dayalı olarak cayma nedeniyle” feshedildiğini belirttiğini, ancak caymanın şartlarının oluşmadığını ileri sürerek caymanın geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı ... üyesine imzalattığı sözleşmelerin FSEK'in 58. maddesinden aranan şartlara uygun olmadığını, ayrıca yeni basımlar için çevirmene ücret ödenmemesi nedeniyle davacıya süre verildiğini, ancak ihlalin devam etmesi nedeniyle sözleşmeden FSEK'in 58. maddesi uyarınca caydıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında “....6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca davada olayları anlatmak taraflara, davanın hukuki nitelendirilmesi ise hakime aittir. Somut olayda davacı 1, 2 ve 3 üncü baskı adetleri yönünden işleme eser sahibini ödeme yapmadığından gönderilen ihtarda verilen sürenin dolması ile temerrüde düşmüştür.
Diğer taraftan davacının dayandığı sözleşme hükümleri de geçersizdir.
Sözleşme süresi taraflarca 60 yıl olarak kararlaştırıldığına göre sözleşme sürekli borç doğuran sözleşme olduğundan, mahkemece yapılması gerekenin 6098 sayılı Kanun'un 126 ncı maddesi ve yukarıda belirtilen maddeler kapsamında nitelendirme yapılması ve somut olaya uygulanması ile anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince yanılgı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.” şeklindeki gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, caymanın geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6516, K. 2025/1339, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama