KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6531 E., 2025/4956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1519 Esas, 2024/934 Karar
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/177 E. 2023/606 K.
Karar Metni
1.688 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Uluslararası Nakliyat İthalat İhracat Oto San. ve Tic. A.Ş.'nin, %36 ..., %32 ... ve %32 ..., ... Uluslararası Nakliyat İthalat İhracat Oto San. ve Tic. A.Ş.'nin de %36 ..., %32 ... ve %32 ... olmak üzere hissedarları konumunda olduklarını, müvekkilinin, davalı gerçek kişiler ile her iki şirket için paylaşma hususunda görüş birliğine vardıklarını,şirketlerden ... A.Ş.'nin tüm hisselerinin ...'a, ...
A.Ş.'nin tüm hisselerinin ise ... ve ...'a ait olacağı hususunda anlaştıklarını, bu kapsamda taraflar arasında düzenlenen 25.03.2018 tarihli protokol gereğince her iki şirkete ait taşınır malvarlığı ve çalışanların 1/3'ünün ...'ın tüm hisselerine sahip olacağı şirkete, 2/3'ünün ise ... ve ...'ın tüm hisselerine sahip olacakları şirkete kalacağının kararlaştırıldığını, yine kardeşler arasında düzenlenen 28.03.2018 tarihli 21.04.2018 tarihli protokollerde hisse devrine esas olmak üzere gerek şirketler üzerinde gerek şahıslar üzerinde kayıtlı taşınmazların ne şekilde paylaşılacağının kararlaştırılığını,
taşınır malların ve çalışanların paylaşımının yapıldığını, 31.03.2018 tarihinden itibaren ...'ın ... A.Ş.'yi, .... ve ...'ın ise ... A.Ş.'yi fiili olarak yönetmeye başladığını, müvekkilinin protokoller gereğince tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak hisse devrinin gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle 2019/274 E. sayılı dosya ile dava açıldığını, müvekkili ...'ın ...
A.Ş.'nin tüm hisselerine sahip olduğunun tespit edildiğini ve bu hususun tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalı ... ve dava dışı ...'ın 2021/196 E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine dava açtıklarını, ... üzerinde görünen %36 oranında ...
A.Ş. payının ... ve ...'a yarı yarıya ait olduğunun tespiti ve tescilinin talep edildiğini, ...'ın hissesinin %18'inin ...'a, %18'inin ...'a ait olduğunun tespitine karar verildiğini, davalı tarafın protokoller gereğince yüklendiği edimleri tam olarak yerine getirmediğini, 28.03.2018 tarihli protokolde yer alan 4.900.000,00 TL borçtan 103.353,00 TL'nin mahsubu sonucunda kardeşlerin toplam 4.796.647,00 TL borcu kaldığını, anılan miktarın 07.08.2019 tarihli noter ihtarı ile talep edildiğini, temerrüde düştüğünü, alacağın temerrüt tarihinden,
kısmi ödeme tarihi olan 23.07.2021 tarihine kadar işlemiş değişen oranlarda avans faizi tutarının 1.319.012,22 TL olduğunu, bu durumda 28.03.2018 tarihli protokol gereğince ... ve ...'ın müvekkiline toplam borcunun 6.115.659,22 TL olduğunu, ...'ın borcunun 3.057.829,61 TL olduğunu, 1.865.308,00 TL ödeme yaptığını, icra takibinin yapıldığı tarih itibariyle ...'ın borcunun 1.192.746,64 TL olduğunu, 14.778,62 TL işlemiş faiz ile birlikte toplamda 1.207.525,26 TL borcunun bulunduğunu, 25.03.2018 tarihli protokolde yer alan ekipman, program,
özel alet ve sarf malzemelerinin ayrılma tarihi olan 31.03.2018 tarihindeki değerinin 369.168,00 TL olduğunu, protokol gereğince müvekkilinin 132.900,00 TL alacağının bulunduğunu, ...'a düşen borç miktarının 66.450,00 TL olduğunu, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz ile alacak tutarının 72.894,74 TL olduğunu, 25.03.2018 tarihli protokol uyarınca yedek parçaların tutarının 230.182,00 TL olduğunu, ...'ın müvekkiline borcunun 41.432,50 TL olduğunu, bütün alacak kalemlerinin toplamında ...'ın müvekkiline 1.321.852,50 TL borcu bulunduğunu, davalı tarafça yapılan icra takibine itiraz edildiğini,
takibe itirazında talep edilen alacağın ve anılan borcun takas mahsup edildiğini, bakiye alacak iddiasının yargılamaya muhtaç olduğunu, takip konusu alacağa avans faizi istenemeyeceğinden bahisle faize de itiraz edildiğini, davalının takibe itirazının yerinde olmadığını ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin 2019/274 E. sayılı dosyasına dayanak protokollerin imzalanmasını takiben müvekkili ve ...'ın uhdelerinde bulunan 719.631,56 TL tutarında çeklerin 28.03.2018 tarihli protokole istinaden davacıya tesliminin yapıldığını, 359.815,78 TL'nin temerrüt tarihi olan 07.08.2019 tarihinden önce davacıya ödendiğini, davacının, davalı ve diğer kardeşin ortak olduğu müşterek hesaptan 104.227,61 euro tutarında diğer kardeşlerine göre fazla para çekerek kardeşlerine borçlandığını, bu tutardan müvekkilinin alacağının 1/2 oranında olup 52.113,80 euro olduğunu,
... yedek parça stoğu ve ekipmanlarından doğan borç yönünden 31.03.2018 tarihi itibariyle net stok bakiyesinin -15.021,85 TL olduğunu, söz konusu stoklardan dolayı ...'ye 228.347,80 TL borç bulunduğunu, protokol tarihi itibarı ile bedeli ödenmiş bir stok bulunmadığını, tam tersine ... borç bulunduğunu, davacının %36 payına düşen 5.407,87 TL'nin mahsup edildiğini, müvekkilinin protokol konusu 2.398.323,50 TL asıl alacak için ödemeler ile takas mahsuplar yapıldığını,
mahsupların yapıldığı tarihler üzerinden yasal faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda 23.07.2021 tarihi itibarı ile müvekkilinin davacıya bakiye borcunun 1.865.308,00 TL olarak hesaplandığını ve davacıya ödendiğini, davacı tarafça, müvekkilinin davacıdan doğan alacaklarını takas ve mahsup hakkının bulunmadığının iddia edildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 139. maddesi uyarınca çekişmeli olsa dahi karşılıklı alacakların takas edilebileceğinin hüküm altına alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan ödemeler ve protokol tarihleri itibarıyla paylaşılan gayrimenkullerden davacının hissesi 4.900.000,00 TL olup, hissesine düşen miktarın davalı tarafından ödenecek kısmının, davalının kısmi ödemesi sonrası 1.196.168,30 TL olduğu, “....’den fatura edilen ekipman, program, özel aletler, sarf
malzemelerinden” davacı alacağının 62.610,42 TL olduğu, 230.182,00 TL'lik araç yedek parçalarından davacının hissesine düşen miktarın 82.865,77 TL, davalıya düşen kısmın ise 41.432,89 TL olduğu, buna göre toplam asıl alacak miktarının 1.300.211,61
TL olduğu, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının toplam 1.296.789,95 TL ve davacı tarafından davalı taraf noter ihtarnameleri tebliğ edilerek temerrüde düşürülmesi ve taraflar arasındaki protokollerin tarafların hissedarları oldukları şirket hissedarlığından kaynaklı alacak olması nedeniyle ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiğinden işlemiş faiz alacağının 21.223,36 TL
olduğu, her ne kadar davalı vekili sunmuş oldukları çek teslim
tutanağı ile çeklerin davacının oğlu ... .....’a borcunun tasfiyesi için teslim
edildiğini, bu belgenin bir alacağın temliki belgesi mahiyetinde olduğunu, ... A.Ş. kayıtlarında herhangi bir inceleme yapılmaksızın sadec
e davacı deliline dayanıldığı ve ... A.Ş. kayıtlarında protokol tarihi olan 31.03.2018
tarihi itibari ile net stok bakiyesinin -15.021,85 TL olduğunu, maaş kartlarının karşılıklı birbirlerinden ortaklık alacaklarını gösteren
adi ortaklık belgesi olduğunu, adi ortaklık ilişkisinin her ne kadar yazılı şekil şartına tabi
değilse de iş bu maaş kartları adi ortaklığının yazılı olarak da ispatladığı yönünde itirazda bulunmuş ve takas mahsup talep etmiş ise de, maaş kartlarının, cari hesap kartı olarak ...’ın kime karşı olan
borcunu ya da alacağını gösterdiği belli olmadığından ve tarafların imzalarını
taşımadığından,
demirbaş listesinde herhangi bir imza bulunmadığından ve demirbaş faturaları
sunulmadığından, çeklerin ... A.Ş.’nin cari hesaplarında kayıtlı olması ve ...
A.Ş.’nin alacağına karşılık alınması, çeklerin arkasında, davalı tarafından davacıya ciro edildiğine ilişkin ciroların
olmadığından
davalı vekilinin itirazları ile takas mahsup talebi kabul edilmediği, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından Eskişehir 2. İcra Dairesinin 2021/5495 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 1.296.789,95 TL asıl alacak ve 21.223,36 işlemiş faiz ile takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yönünden devamına, kabul dışı kalan talebin reddine, hüküm altına alınan 1.318.013,31 TL'nin %20'si oranında 263.602,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davanın reddedilen kısmı yönünden, davalı tarafça davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan protokoller kapsamında tarafların hissedar oldukları şirketlerin mal varlığının aralarında paylaşılması sonucu davacıya 4.900.000,00 TL ödeneceği, yine davacı tarafından ödenecek miktarın 103.353,00 TL olup, söz konusu miktarın mahsubu ile davacı alacağının 4.796.647,00 TL olduğu, davalı yanca eldeki dava tarihinden önce 1.865.308,00 TL ödeme yapıldığı ve bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.296.789,95 TL asıl alacağının kaldığı,
asıl alacağa kısmi ödeme tarihinden itibaren talep edilebilecek işlemiş temerrüt faizi alacağının 21.223,36 TL olduğundan ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı yanca, her ne kadar ... yedek parça stoğu ve ekipmanlarından doğan borç yönünden, 31.03.2018 tarihi itibariyle net stok bakiyesinin -15.021,85 TL olduğu, söz konusu stoklardan dolayı ...'ye 228.347,80 TL borç bulunduğu, protokol tarihi itibariyle bedeli ödenmiş bir stok bulunmadığı tam tersine ...'ye borç bulunduğu,
davacının %36 payına düşen 5.407,87 TL'nin mahsup edildiği savunulmuş ise de, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, “...’den fatura edilen ekipman, program, özel aletler, sarf
malzemelerinden” davacı alacağının 62.610,42 TL olduğu, 230.182,00 TL'lik araç yedek parçalarından davacının hissesine düşen miktarın 82.865,77 TL, davalıya düşen kısmın ise 41.432,89 TL olduğu tespit edilmekle davalının bu yöne ilişkin savunmalarına itibar edilmediği, yine, davalı yanca dosyaya sunulan maaş kartlarının adi yazılı şekilde olup, davacı yanca belge içeriğinin kabul edilmemesi ve imzalanmamış olması karşısında davacı alacağından mahsup edilmesi mümkün olmadığından davalının bu yöndeki savunmaları da yerinde görülmediği,
ayrıca, yine davalı tarafından davacı alacağından mahsup edilmek üzere davacıya verildiği savunulan çeklerin dava dışı ... ...AŞ'nin cari hesaplarında kayıtlı olup, ... ...AŞ'nin 3.kişilerden olan alacağına karşılık alındıkları, davacının çeklerde herhangi bir sıfatla yer almadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazları ile takas mahsup talebinin reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizliğin görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Her ne kadar mahkemece, dosyada fotokopisi bulunan davacı kontrolünde tutulduğu ileri sürülen cari hesap kartındaki kayıtların, ticari defter parçası niteliğinde olmadığından bahisle kimle kim arasındaki cari hesabı gösterdiğinin belli olmadığı, ...'ın kime karşı olan borcunu ya da alacağını gösterdiğinin belli olmadığı ve taraf imzalarını taşımadığı tespitini içeren bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu davalı savunmasını karşılamamaktadır.
Zira, davacı tarafın cari hesap kartlarında hesap kartının 39. sayfasında imzasının olduğu görülmüştür.
Bu nedenle, mahkemece öncelikle dosyada fotokopisi bulunan cari hesap kartının aslı da getirtilmek suretiyle davacı parafının olduğu belirtilen bu kartta davalı savunmasında ileri sürülen mahsup kalemine ilişkin belirlemelerin bulunup bulunmadığı varsa miktarının, her bir kalemin neye ilişkin olduğunun taraflardan ayrıca sorulmak suretiyle takas mahsuba konu alacak olup olmadığını tespit eden yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı savunmasındaki bu kalem yönünden eksik incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6531, K. 2025/4956, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama