KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6719 E., 2025/4818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/538 Esas, 2024/1254 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2021/168 E., 2022/422 K.
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2012/09325 sayı ile tescilli "... 1981"
ibareli markanın sahibi olduğunu, bu markanın dava dışı .... Paz. Rek. San. ve Tic. Ltd. Şti'den (... Şirketi) devralındığını ve sicile işlendiğini, davalının, müvekkilinin markasını haksız olarak kullandığının tespiti üzerine davalıya marka hakkına tecavüze son verilmesi ihtarında bulunulduğunu, davalının cevabi ihtarnamesinde; "... 1981 isimli şirket ile 03/05/2017 tarihinde 5 yıl süreli marka lisans sözleşmesi imzalandığı ve
sözleşmeye göre de tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği"nin bildirildiğini, ancak davacı ile davalı arasında imzalanmış yazılı bir marka lisans sözleşmesi bulunmadığını, sicile tescilli herhangi bir
marka lisans sözleşmesi de olmadığını, marka lisans sözleşmesinin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi
için sicile şerh edilmesinin şart olduğunu, somut olayda davacının iyiniyetli olup sicile güven prensibi
çerçevesinde davaya konu "... 1981" markasını devraldığını ileri sürerek davalı tarafından davacı
markasına yapılan tecavüzün tespitine, durdurulmasına, davalının tabelası ve her türlü yazılı
evrakları üzerindeki davacıya ait markanın silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ... 1981 isimli şirket ile 03.05.2017 tarihinde lisans sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşmenin 5 yıllık süre için geçerli olduğunu, davalının
bu sözleşmeye göre tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, söz konusu sözleşmeye taraf olan kişiler
değişse bile sözleşmenin geçerliliğini koruyacağını, bu nedenle ortada 03.05.2022 tarihinde sona erecek
geçerli bir sözleşme varken davacı taraf iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, dolayısı ile müvekkilinin, davacının iddia ettiği gibi davaya konu markayı izinsiz ve haksız olarak kullanmasının söz konusu
olmadığını, sözleşmeye bağlılık ilkesinin, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak
sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturduğunu, sözleşme süresi devam ederken tarafların sonradan
kural değişikliğine gitmesinin hukukun en temel kavramı olan dürüstlük ve iyiniyet kavramına ters
düşeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dosyaya sunduğu lisans sözleşmesinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) siciline tescil edilmediği, işbu
lisans sözleşmesinden davacının haberdar olduğu iddiası ve ispatının bulunmadığı, dolayısıyla markayı
devralanın iyiniyetli üçüncü kişi olarak kabulü ile davalının lisans sözleşmesinden doğan haklarını
davacıya karşı ileri süremeyeceği, ancak davacının tescilli marka hakkı sahibi olarak markasından doğan
haklarını davalıya karşı ileri sürebileceği, davalının davacı markasını, dava konusu marka kapsamında yer alan 41. sınf eğitim ve öğretim hizmetlerinde kullandığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı tarafın davacı adına TÜRKPATENT nezdinde 2012/09325 tescil numarası ile tescilli "... 1981" ibareli markasına yapılan tecavüzün tespitine, tecavüzün durdurulmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 148/5 hükmü uyarınca sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, davalı tarafın, dava dışı şirketlerle yaptığı lisans kullanım sözleşmelerini TÜRKPATENT'e tescil ettirmediği, dolayısıyla bu maddenin iyiniyetli üçüncü kişilere sağladığı hukuki korumadan yararlanamayacağı, davacının davalı ile lisans kullanım sözleşmesi yapan Ya ... şirketinin yöneticisi olmasının, davalı ile şirket arasındaki lisans kullanım sözleşmelerini bildiği veyahut bilebilecek durumda olduğu anlamına geldiği,
ancak davacının mülkiyetini üzerine aldığı markanın, artık sahibi olmayan ve kendisinin de yöneticisi olduğu şirket tarafından bir başkasına lisans kullanım sözleşmesi ile kullandırılmaya başlanmasının davalıyı "iyiniyetli üçüncü kişi" haline getirmesinin SMK'nın 148/5 hükmü kapsamında ancak lisans kullanım sözleşmesinin sicile kaydı ile ya da davacının zımni kabulü ile mümkün olacağı, davacının davalıya marka hakkına tecavüze son verilmesi ihtarında bulunduğu,
bu durumda davacının muvafakatinin ihtarname ile birlikte geri alındığının kabulü gerektiği (Yargıtay 11. HD 2015/1931 E.,2015/7330 K.), bu nedenle davacının SMK'nın 149. maddesi kapsamındaki seçimlik hakları talep etme hakkı doğduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6719, K. 2025/4818, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama