KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6734 E., 2025/1840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1055 Esas, 2024/1114 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/978 E., 2020/412 K.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in davacı şirketin ortağı iken paylarının yarısını müvekkili ...’a, diğer yarısını ...’a 10.05.2017 tarihinde devrederek şirketten ayrıldığını, ancak 09.05.2017 tarihinde şirkete ait taşınmazı diğer davalı ve oğlu....’a muvazaalı devrettiğinin hisse satışından sonra müvekkillerince öğrenildiğini, davalıların şirketten ve ortaklardan mal kaçırmayı amaçladığını, taşınmazın satış bedelinin şirkete verilmediğini, devir hususunda bir karar alınmadığını, taşınmazın borcunun halen davacı şirket tarafından ödendiğini ileri sürerek davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'ın şirkette kime ve neye ait olduğu anlaşılmayan ödemelerinden sonra müvekkillerinden ...’in şirketten ayrılmaya karar verdiğini, taşınmazın değerinin müzakere edildiğini, yapılan anlaşma uyarınca 626.760,00 TL’nin şirkete ödendiğini, taşınmaz için çekilen kredinin de müvekkilerince ödeneceğini, nitekim tüm ödemelerin müvekkilleri tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, alınan bilirkişi raporu ile davaya konu taşınmazın satışının davacı şirket yönünden önemli miktarda aktifin satışı olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle şirketi temsile yetkili olan ...'in yaptığı satış işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun(6102 sayılı TTK) 538. maddesine göre olağanüstü oy nisabı ile alınmış genel kurul kararı gerektirmesine rağmen böyle bir kararın alınmadığı anlaşılmakla hukuki temelden yoksun olduğu,
bu gerekçelerle davanın davacı Şirket yönünden ve taşınmazı satın alan davalı ... yönünden kabulünün gerektiği, davayı açmakta davacı şirketin ayrı bir tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti olması nedeniyle hukuki yararı bulunmakla birlikte diğer davacılar ... ve ...'ın davada taraf olmasını gerektirecek hukuki yararları bulunmadığından davalarının aktif taraf ehliyeti yokluğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 114/1-d hükmüne göre usulden reddinin gerektiği,
yine davalı ...'in davaya konu işlemi şirketi temsilen işlem yapması nedeniyle bu davalı yönünden davanın pasif taraf ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın davacılardan ... yönünden ve davalı ... yönünden kabulüne; dava konusu davalı ... adına kayıtlı Gaziantep ili, .... ilçesi, ... mahallesi, 840 ada, 16 parsel sayılı taşınmazdaki 10 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile taşınmazın ... adına tesciline; davacılar ... ve ... yönünden davanın aktif taraf ehliyeti yokluğundan HMK'nın 114/1-d hükmüne göre usulden reddine;
davalı ... yönünden davanın pasif taraf ehliyeti yokluğundan HMK'nın 114/1-d hükmüne göre usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6734, K. 2025/1840, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama