KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1001 E., 2025/6657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3970 Esas, 2024/1787 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Didim (Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/163 E., 2023/41 K.
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Didim/Akbük'te inşa ettiği sitenin bağımsız bölümlerinin bir kısmının satışı hususunda davalı ile sözleşme imzalandığını, müvekkilince taşınmazlar tapuda davalıya devredildiği halde alıcı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek dava konusu A Blok ... numaralı ve B Blok ... numaralı mesken niteliğindeki taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi gereği iptali ile müvekkili adına tesciline,
tapu iptali ve tescil isteği yönünden öncelikle dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak 01.02.2017 tarihli sözleşme toplam satış bedeli olan 2.040.000,00 TL'nin 20.02.2017 ödeme tarihinden itibaren, bu isteğin kabul edilmemesi halinde dava konusu taşınmazların dava tarihindeki piyasa rayiç değerlerinin dava tarihinden itibaren işlemiş faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bedelinin taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde malen ödendiğini, Mahkemeye sunulan sözleşme incelendiğinde, tarafların imzalarının olmadığını, davacının imzasını taşımayan ve avukat tarafından aslı gibi olduğu tasdik edilen metnin sözleşme niteliği taşımadığını, bu metnin müvekkili yönünden bağlayıcı ve geçerli olmadığını, noterde yapılmayan gayrimenkul satış ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine değer verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispat yükünün davalıda olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde satış bedelinin nakten ödeneceğinin belirtildiği, davalı, taşınmaz bedellerinin davacıyla aralarındaki ticari ilişki çerçevesinde malen ödendiğini iddia etmiş ise de cevap dilekçesinde buna ilişkin delil sunmadığı, satış bedelinin davacıya malen ödendiğinin ispatlanamadığı, davacının sözleşme konusu taşınmazları davalıya tapuda devrettiğinin tapu kayıtları ile sabit olduğu, davalının aksine beyan ve iddialarının dürüstlük ilkesine aykırı görüldüğü,
davacının defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede dava konusu alacağa dayanak yapılan faturanın davacının defterinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 700.000,00 TL alacaklı göründüğü, davalının defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucu düzenlenen 31.01.2019 tarihli raporda faturanın davalının ticari defterine süresi içinde işlendiği, e-defter beratlarının zamanında gönderiminin yapıldığı, davalının yevmiye defterinin ilgili kayıtları dayanak olmak üzere davacının, davalıdan 700,000,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğu düşünülse dahi davacının sözleşme konusu taşınmazları tapuda davalıya devrettiği, davalı sözleşme bedelini malen ödediğini savunmuş ise de davalının bu savunmasına dürüstlük ilkesi gereği itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davalı adına olan kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf istemi tapudaki takyidatlardan ari olarak tescil isteminin kabul edilmediğine ilişkin olup davacı vekilince, haciz ve ipotek alacaklıları gösterilmek ve harcı yatırılmak suretiyle bu yönde usulünce açılmış bir dava bulunmadığından söz konusu taleple ilgili karar verilmemiş olmasında yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf istemi yönünden; davacı tarafça dosyaya aslı sunulan 01.02.2017 tarihli adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi,
aynı tarihte davaya konu taşınmazların vekaleten davalıya satışını gerçekleştiren vekili ...tarafından imzalanmış olup anılan sözleşme yükleniciden bağımsız bölüm alımına ilişkin olduğundan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı kararı uyarınca sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşme gereğince yüklenici, daireleri devir edimini yerine getirdiğine göre sözleşmenin 5. maddesinde belirtilen satış bedelinin sözleşmeyle belirlenen süre içinde ödendiğinin ispat külfetinin davalı üzerinde bulunduğu, davalı bedeli malen ödendiğini savunmuş ise de buna ilişkin kanıt getirmediği,
vekil ...'ın vekalet görevini kötüye kullanarak bu sözleşmeyi imzaladığını süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde iddia ve ispat edemediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedelin ödenmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1001, K. 2025/6657, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama