KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1066 E., 2025/6004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1707 Esas, 2024/1932 Karar
- Hüküm
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/125 E., 2022/49 K.
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1995 yılında sakız üretimiyle ticari faaliyetlerine başladığını, ilerleyen yıllarda "..." markası altında yumuşak şeker üretimine geçtiğini ve "..." ibareli seri markalarının bulunduğunu, müvekkilinin yine "..." ibaresini de içeren bir ambalaj şekli için yapmış olduğu marka başvurusuna davalı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazın kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddedildiğini, başvuruda "pembe ve beyaz" anlamına gelen "..." ibaresinin tercih edilmesinin işin doğası gereği olduğunu,
sektörde pek çok aktörün yumuşak şeker/marşmelov ürünlerinin ambalajlarında ve markalarında aynı renkleri tercih ettiğini, yani bu renklerin marşmelow ürünü ile özdeşleştiğini, ayrıca pek çok üreticinin "..." ibarelerini bu üründe markasal hüviyette kullandığını, dolayısıyla bu kelimelerin kimsenin tekelinde olmadığını, itiraz dosyasına sunulan belgelerin, davalının gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü ambalaj şeklinin markasal olarak kullanıldığını ispatlamaya yeterli bulunmadığını, söz konusu işaret ile dava konusu edilen işaretin birbirlerinden farklı olduğunu, müvekkili markasında kullanılan işaretin özgün bulunduğunu,
davalının "..." markasına yaptığı medya yatrımlarının ve bu markanın pazar hacminin, çatı marka için yapılmış olduğunu, dava konusu edilen ambalaj şeklinin davacı adına tasarım kapsamında tescilli olduğunu, davalının, marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna dair herhangi bir delil sunmamasına rağmen, müvekkili başvurusunun kötüniyetli yapıldığına karar verilmesinin de hatalı bulunduğunu ve davalı şirketin kötüniyetli hareket ettiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun(YİDK) 2021-M-1799 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde.
Avrupa ve Amerika’da olduğu gibi Türkiye’de de tüketici nezdinde özellikle şekerleme denince ilk akla gelen markanın "..." markası olduğunu, dava konusu başvuruda, müvekkili ile özdeşleşmiş silindir şekerleme figürlerine yer verildiğini ve bu şekerlemelerin renklerinin dahi aynı seçildiğini, ayrıca işaretlerde geçen "..." ibaresinin de birebir aynı olduğunu, dava konusu başvuruda kullanılan işaret üzerinde müvekkilinin önceki kullanımlara dayanan gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, davacının başvuru konusu işareti seçerken iyi niyetli olmadığını, zira tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini ve davacının,
müvekkili markalarından ve ürün ambalajlarından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, davacının "..." çatı markasının yazılım stilinde dahi müvekkilinin "..." çatı markasına benzemeye/yakınlaşmaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların dava dosyasına yansıtılan önceki marka tescillerinden, işaretlerde geçen “.../...” ibarelerinin tarafların “çatı markası” olduğu, dolayısıyla bu kelimelerin karşılaştırılan işaretlerin esas unsurları olamayacakları ve işaretlere kattıkları ayırt ediciliğin arka planda kaldığı,
somut uyuşmazlığa konu markaların “...” olarak bilinen yumuşak şekerlemelerde marka olarak kullanılacağı ve bu ürünlerin daha ziyade çocuklara hitap ettiği gerçeği göz önüne alındığında hedef kitledeki çocukların büyük bir kısmının henüz okuma/yazma bilmiyor olabileceği ve tercihini ürün üzerinde yer alan, daha önce gördüğü şekillere dayalı olarak yapmasının yüksek ihtimal olduğu, davacının markasının kapsamına alınmak istenilen “Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler” açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu,
bu emtialar açısından davalı şirketin gerçek hak sahipliği iddiasından kaynaklı olarak davacıya ait marka başvurusunun tescilini engelleyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.
Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Sakızlar.
Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez." emtiaları bakımından 2021-M-1799 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru kapsamında yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler.
Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Sakızlar.
Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.
Pekmez." malları yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 maddesi koşullarının oluşmadığı, davanın kabul edildiği emtialar yönünden ise dava konusu başvuru ile davalı şirketin redde mesnet markası arasında benzerlik bulunmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, bu itibarla SMK'nın 6/3 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, dava konusu başvuru ile davalı şirketin önceki tarihli markası arasında benzerlik olmadığı,
SMK'nın 6/3 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kabulü ile YİDK'in 10.03.2021 tarih, 2021-M-1799 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının marka başvurusu ile davalı markaları arasında iltibasa neden olacak nitelikte benzerlik olmadığı iddiasına dayanan YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1066, K. 2025/6004, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama