KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1185 E., 2025/4801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/802 Esas, 2024/1186 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibin usulsüz tebligat ile kesinleştiğini, takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkilince atılmadığını, ev hanımı olan müvekkilinin hiç bir suretle 500.000,00 TL gibi yüksek meblağlı bir senedi imzalamasının söz konusu olamayacağını, davalı yan ile müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını savunarak takibe konu senedin müvekkili açısından kambiyo vasfı taşımadığına karar verilmesini, takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin borçlusu .. .. borcuna karşılık eşi .. .. kefil olarak yer aldığını, 15.05.2015 vadeli 500.000,00 TL tutarlı bononun müvekkiline verildiğini, bonoya dayalı alacak sebebiyle takibe geçildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı, taraflar arasında temel bir ilişkinin bulunmadığı sahtelik iddiasının mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebildiği, bu nedenlerle davacının davalıya borcu bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davacının icra takibine konu edilen bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı yönünden iptaline, davalının imzanın davacıya ait olmadığını bile bile kötüniyetli olarak takip başlattığı hususu ispat edilemediğinden davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu edilen senet sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, tarafların bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1185, K. 2025/4801, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama