KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1362 E., 2025/5475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1579 Esas, 2025/61 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/744 E., 2023/208 K.
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.09.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış ise de takibe dayanak 15.03.2021 keşide tarihli, 15.06.2021 vadeli 6.000.000,00 TL bedelli senetteki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senedin davacı tarafça imzalandığını, Kocaeli'de bulunan bir taşınmazı tarafların birlikte satın aldıklarını, müvekkilinin davacıya yaklaşık 2 sene önce bu taşınmazın satın alınması için 200.000,00 TL ödediğini, farklı zamanlarda toplamda 500.000,00 TL'den fazla ödeme yaptığını, müvekkilinin bu ödemeleri yaparken davacıdan senet istediğini, dava konusu senedin taşınmazın rayiç değeri üzerinden taraflar anlaşılarak düzenlendiğini, davacının bu taşınmazı müvekkilinden habersiz şekilde sattığını, satış bedelinden müvekkilinin payının verilmediğini, bu sebeple senedin icra takibine konulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 06.03.2023 tarihli rapora göre dava konusu senetteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 06.03.2023 tarihli Ulusal Kriminal Büro raporuna göre senette davacıya ait olduğu belirtilen imza ile davacının mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; imza eğimi, imza ebadı, imza başlangıç motif, hat uzunluğu bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların davacının eli ürünü olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, raporun ve toplanan imza asıllarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2001 tarihli 2001/(12)-466 E., 2001/483 K. sayılı ilamında bahsedildiği üzere bononun tanzim tarihlerinden önceye ait olduğu,
anılan karardaki tekniklerin bilirkişi incelemesinde kullanıldığının raporda belirtildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1362, K. 2025/5475, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama