KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1430 E., 2025/5187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/220 Esas, 2024/449 Karar
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davadışı şirketle imzaladığı kredi sözleşmesinde davalının müşterek borçlu, müteselsil kefil olduğunu, kullandırılan kredilerin yapılan ihtara rağmen geri ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takip konusu faiz alacağına ve faiz oranına itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan bu itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak, asıl borçlunun kayıt kabul davasına dönüşen dava dosyası tefrik edilerek yalnızca davalı müteselsil kefile yönelik yapılan yargılama neticesinde, davadışı asıl borçluya kullandırılan kredilerin geri ödemesinin yapılmaması üzerine hesapların kat edildiği ve ihtarname keşide edilerek asıl borçlu ve davalı müteselsil kefile gönderildiği, takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinde davalı tarafından sadece faiz ve faiz oranına itiraz edildiği,
taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı banka tarafından hesabın kat edilmesi üzerine taraflara çıkartılan ihtarname sonucunda davalının temerrüde düştüğü, taraflar arasındaki sözleşmenin hükmü uyarınca davacı bankanın Türk parası kredi faiz oranlarını %26 olarak, temerrüt faiz oranını ise bu oranın %50 fazlası olarak belirlediği, temerrüt faiz oranının yıllık %39 olarak tespit edildiği,
bu tespitlere göre bilirkişi tarafından icra takip talebindeki asıl alacaklar üzerinden hesaplamanın yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne. davalının takip dosyasında faiz ve faiz oranına yapmış olduğu itirazın tahsilde tekerrür oluşturmamak koşuluyla, 4...9 no.lu kredi yönünden 24.611,01 TL işlemiş faiz, 1.230,55 TL %5 BSMV üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve faiz tutarı üzerinden %5 BSMV uygulanmasına,
4...5 no.lu kredi yönünden 191.499,03 TL işlemiş faiz, 9.574,95 TL %5 BSMV üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve faiz tutarı üzerinden %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm olunan alacağın %20'si olan 45.383,10 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.HMK'nın "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bununla birlikte itirazın iptali davası, dayanağı olan icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisinin de incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olup, davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı, talep edilen her bir alacak kalemi için de geçerlidir.
Bu itibarla kabul edilen alacak miktarı yönünden itirazın iptali ile takip tarihinden sonraki dönem için ise işleyecek faiz ve faiz oranı belirtilerek, takibin ne şekilde devam edeceği hususunda, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelinecek olursa, taraflar arasındaki itirazın iptali davasının dayanağını oluşturan takip talebinde, davalı, 4...9 numaralı kredi için 198.059,82 TL asıl alacak, 29.277,84 TL işlemiş akdi faiz, 28.305,52 TL işlemiş temerrüt faizi, 2.879,17 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 258.522,35 TL ve 4...5 numaralı kredi için 3.204.403,69 TL asıl alacak, 670.302,36 TL işlemiş akdi faiz, 188.891,92 TL işlemiş temerrüt faizi, 42.959,69 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 4.106.557,66 TL toplamı olmak üzere genel toplamda 3.402.463,51 TL asıl alacak, 916.777,64 TL işlemiş faiz, 45.838,86 TL %5 BSMV olmak üzere 4.365.080,01 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Davalı ise, takibe yapmış olduğu itirazında yalnızca faiz ve faiz oranına itiraz etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, davalının temerrüdünün takip tarihinden önce gerçekleştiğinin tespit edilmesine rağmen, davalının temerrüt tarihi yerine, alacağın banka kayıtlarına fiilen intikal tarihinin esas alınarak daha sonraki bir tarihten itibaren faiz başlatılması doğru değildir. Ayrıca kurulan hükümde asıl alacaktan hiç bahsedilmemiş olması da infazda tereddüt oluşturmaktadır.
Bu durumda Mahkemece, konusunda uzman bankacı bilirkişiden rapor alınmak suretiyle itiraza konu olan ve takip talebine uygun şekilde davacının isteyebileceği akdi faiz ve temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken takip talebini karşılamayan ve yetersiz bilirkişi raporuyla infazda karışıklığa yol açacak şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1430, K. 2025/5187, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama