KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1451 E., 2025/5242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2190 Esas, 2024/2106 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2007/71094 sayılı “...+ Şekil” ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının “...” ibaresini içeren ürünleri ithal ettiğinin belirlendiğini, müvekkilinin markası ile davalının kullanımında “...” ibaresinin ortak unsur niteliği taşıdığını, davalının bu eylemi ile müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğini ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek davalı eyleminin marka ihlali ve haksız rekabet olduğunun tespitini ve men’ini, zarar miktarının belirlenebilmesi için davalının ilgili belgeleri mahkemeye sunmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hak iddia ettiği ürünün ... ... (...) firması tarafından Mersin Serbest Bölgede faaliyet gösteren ... Mersin İç ve Dış Tic. A.Ş.’ye, bu firma tarafından da davalı müvekkiline satıldığını, ...’ın uluslararası mark tescilini sağladığını, davacının 2007 yılında aldığı markayı kullanmadığını, müvekkilinin iş yerinde bir dönem bulunan ürünlerin süresinin dolması nedeniyle imha edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, önceki ilamın sadece davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 150/3 hükmüne dayalı talebinin reddedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulduğundan diğer yönlerden kesinleştiği, davacının SMK'nın 150/3 hükmüne dayalı isteminin incelenmesine gelince, uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere, davacının henüz tazminat isteminde bulunmadan marka hakkının ihlalinin tespitini talep ettiği işbu davada, zarar miktarının belirlenebilmesi için delil tespiti niteliğinde sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin,
tazminat yükümlüsü tarafından Mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini isteyebileceği anlaşıldığından davacının bu talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava konusu eylemlerinin haksız rekabet ve davacının 2007/71094 sayılı marka hakkına ihlâl oluşturduğunun tespitine, davacıya ait 2007/71094 sayılı markanın ve/veya ayırt edici gücü yüksek "..." ibaresinin kozmetik ürünler yönünden markasal olarak kullanılıp taklit edilmesinin, kısmen veya tamamen taklit edilmiş ürünlerin satılmasının, dağıtılmasının, satışa sunulmasının, bu amaçla sunumunun ve/veya sergilenmesinin, ithalinin,
ihracının ve benzeri şekilde her nasıl olursa olsun ticaret mevkiine konulmasının önlenip durdurulmasına, davalının haksız rekabet eylemlerinin men'ine ve ref'ine, davalının gerçekleştirdiği marka ihlali ve haksız rekabete konu "..." ibaresini markasal olarak taşıyan tüm kozmetik ürünlere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil bulundukları her yerde el konulmasına, el konulan ürünlerin marka ihlali ve haksız rekabet yaratmayacak şekilde şekillerinin değiştirilmesine,
bunun mümkün olmaması halinde imhalarına, davalının dava konusu sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgeleri işbu dava dosyasına sunmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men'i istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1451, K. 2025/5242, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama