KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1453 E., 2025/6242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1926 Esas, 2024/2149 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/94 E., 2022/116 K.
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin “...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin 2019/... sayılı ve “axxess” ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas koşulları oluştuğunu, marka işaretlerinin ayniyet düzeyinde benzer bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğunu,
dava konusu başvurunun kötüniyetle yapıldığını ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 2021- M-243 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının itirazına ve davasına mesnet markalarından sadece 2008/.../... sayılı markalar yönünden emtia benzerliğinin bulunduğu, sayılan davacı markaları dışındaki diğer markalar yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediğini, davalının davacının 2008/... /... sayılı markaları yönünden SMK'nın 19/2 maddesi kapsamında işlem ve SMK'nın 25/7 maddesi kapsamında dava dosyasında kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davacının anılan markalarını uyuşmazlığa konu 05... . sınıf mallarda ciddi ve markasal mahiyette kullandığını ispatlayamadığı,
bu nedenle bahsi geçen markaların SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında ileri sürülen iddia bakımından dikkate alınmayacağını, davacı markalarının finans sektörü açısından belli bir bilinirlik/tanınmışlık ve marka değerine ulaştığı, her ne kadar dava konusu "..." markası ile davacı yanın “...” markaları arasında benzerlik mevcut ise de dava konusu markanın, davacı yanın tanınmış markalarına zarar verecek sonuçlar doğurmayacağı, somut olayda davacı yan markasının tanınmışlığı bulunan “bankacılık - finans” sektörü ile tamamen farklı mal gruplarını taşıyan dava konusu markanın tescilinin,
davacı yanın tanınmışlık temelli oluşan ayırt edici karakterine zarar verebilecek ya da davacı yanın markasının tanınmışlığından kaynaklı bir imaj transferini mümkün kılacak sonuçlar doğurmayacağı, davalının tescil ettirmek istediği işaretin davacı yanın markasının tanınmışlığından yararlanma amacını taşıdığının ya da davacı markalarının ayırt ediciliğine zarar verdiğinin de ortaya konulamadığı, içinde sektörden kimselerin de bulunduğu bilirkişi heyeti nezdinde de davalının tescil başvurusunun davacı markalarından haksız yararlanma riski doğurduğu yönünde bir izlenimin doğmadığı,
davacı yanın markaları ayırt edici güce sahip olmakla birlikte davacı yan markalarının tanınmışlığı ile dava konusu markanın tescil edilmek istendiği emtialar arasında çok belirgin sektörel farklılıklar mevcut olduğu, bunun için mezkur tanınmışlığının çok daha yüksek düzeyde olması gerektiği, somut olayda bu kriterin gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği, sonuç olarak dava konusu markanın tescili kapsamında yer alan mal grubunda, tüketicinin “...” markası ile karşı karşıya kalması halinde herhangi bir şekilde davacı markalarını zihninde çağrışmayacağı, davacı markalarının itibarının lekelenmeyeceği ve ayırt ediciliğinin zedelenmeyeceği,
dolayısı ile tanınmışlık temelli bir tescil engelinin somut olayda mevcut olmadığı, davacının kötüniyet iddiasının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1453, K. 2025/6242, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama