KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1518 E., 2025/6474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3092 Esas, 2024/2358 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/4 E., 2024/228 K.
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.10.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı .... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edilmiş ise de ipoteğin geçerlilik şartlarını taşımadığını, muvazaa söz konusu olduğunu ileri sürerek müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; davalı ...A.Ş. ile müvekkili arasında imzalanan kredi sözleşmeleri sebebiyle davacı.... Ltd.Şti. adına kayıtlı taşınmazlarda ipotek tesis edildiğini, ipoteklerin ... A.Ş. ile ...Ltd.Şti.’nin Bankaya olan tüm borçlarının teminatı niteliğinde olduğunu, banka alacakları tamamen tahsil edilinceye kadar anılan ipotekler kapsamında sorumluluğun devam ettiğini, ipoteklerin usulüne uygun tesis edildiğini, geçersizlik ve muvazaa iddiasının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin malik olduğu taşınmaz üzerinde davalı banka lehine üst sınır ipoteği kurulduğu, davacı vekili boş evrak üzerine imza attırıldığını, bu nedenle kredi kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu iddia etse de beyaza atılan imzanın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ancak yazılı delille ispat edilebileceği, davacı vekilinin ipoteğin geçersiz olduğu savunmasına itibar edilmediği,
ekspertiz raporunda belirtilen rakamdan daha fazla ipotek konulmasının ipoteğin gerçekliğini etkileyemeyeceği bilirkişi raporunda belirtilmiş olup ipotek kurulmasına ilişkin yönetim kurulu kararının sonradan alındığı ve bu sebeple geçersiz olduğu iddia edilse de ipotek senedinin imzalandığı evrakta şirketi temsile yetkili ...'nin imzasının bulunduğu, imza sirkülerinde temsil sınırlamasının getirilmediği anlaşılmakla, yönetim kurulu kararının ipotek kurulmasından sonra alınmasının sözleşmeye bir etkisi bulunmadığı, davacı taraf ipoteğin bedelsiz ve muvazaalı olduğunu belirtmiş ise de davacının ipotek senedinde taraf olduğu,
işlemin muvazaalı yapıldığı iddiası, taraf muvazaasına yönelik olup kesin delille ispatı gerektiği, muvazaa iddiasının kesin delille ispatlanamadığı, ipotek senedinde davacının dava dışı ...A.Ş.'nin doğmuş ve doğacak borçlarının teminat altına alındığı, ipotek senedinde imzası bulunan tercüman ...'ın ''...tapu memurunun yukarıda yazdığı metni ilgiliye tercüme ettim ve ilgilinin yazılanların gerçek isteklerine uygun olduğunu söylediğini beyan ederim'' şeklinde beyanın altında imzasının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1518, K. 2025/6474, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama