KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1538 E., 2025/6450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1069 Esas, 2024/1243 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/697 E., 2022/268 K.
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerini diğer davalıların kefil sıfatıyla imzaladığını, kredilerin geri ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, borçlarını ödemeyen davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacı banka ile davalı şirket arasında 14.08.2018, 14.09.20 18... .05.2020 tarihli olmak üzere üç adet sözleşme imzalandığını, bu sözleşmelerden 05.05.2020 tarihli olanında müvekkillerinin imzası bulunmadığını ve dava konusu borcun bu sözleşmeden kaynaklandığını, davalıların kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu 14.08.2018 tarihli sözleşmelerden kaynaklanmadığını, davalıların davacı bankaya borçlarının olmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti temsilcisi ... cevap dilekçesinde özetle; muacceliyet şartının oluşmadığını, davacı banka ile şirket arasında imzalanan 05.05.2020 tarihli kredinin toplam borcunun 258.311,50 TL ve kredi kartından kaynaklanan borcunun 151.456,52 TL olduğunu, şirketin başkaca bir borcunun bulunmadığını, takip dosyasında belirtilen asıl alacak miktarının ne şekilde hesaplandığı, faiz oranlarının ne şekilde uygulandığının belirsiz olduğunu, faiz oranlarının hatalı ve fahiş hesaplandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 14.09.20 18... .05.2020 tarihli genel kredi sözleşmesi ve buna ek olarak 14.09.2018 tarihli şirket kredi kartı üyelik ve kredi sözleşmesine istinaden alacağın tahsili için icra takibine giriştiği, bilirkişi tarafından banka kayıtları yerinde incelenerek rapor sunulduğu, 14.09.2018 tarihli kredi sözleşmesinde esas borçlunun ... San. ve Tic. Ltd. Şti (... San. ve Tic. Ltd.
Şti) ve kefillerin ise ... ve ... olduğu, bu krediden ve kredi kartından kaynaklı borçların takip öncesinde sona erdirildiği, 05.05.2020 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalı .... San. ve Tic. Ltd.
Şti'nin asıl borçlu, ...'ın kefil olduğu, davalılar ... ve ...'ın bu kredi sözleşmesinde imzalarının bulunmadığı, ayrıca bu sözleşmede 14.09.2018 tarihli sözleşmeyle bir irtibat kurulmadığı, davalıların kefil olduğu kredi sözleşmesiyle kullandırılan kredi borcunun ödendiği ve bu suretle kefalet borcunun sona erdiği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 89. maddesine uygun bir cari hesabın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra takibine itirazın kısmen iptaline, takibin borçlu davalılar ...San. ve Tic.
Ltd. Şti ve ... yönünden devamına, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1538, K. 2025/6450, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama