KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1608 E., 2025/6273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/11 Esas, 2025/72 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/916 E., 2024/974 K.
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... ve davalı ... arasında 12.10.2017 tarihli tekne satış sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye konu teknede ... ve ...'nin 1/2 hisse sahibi olduğunu, tarafların teknenin 1.000.000,00 TL olarak sözleşme tarihindeki dolar kuru karşılığı satılması konusunda anlaştıklarını, sözleşme uyarınca davacı tarafından ...'a %50 hissesi karşılığının satış esnasında ödendiğini, davacı tarafından diğer hissedar ...'ye ise bir kısım pesin ödeme yapıldığını, bakiye borç yönünden de döviz cinsinden çek düzenlenerek davalı ...'ye verildiğini, ...'nin de çekleri cirolayarak diğer davalı ...'e verdiğini,
çeklerin tahsili için icra takiplerinin başlatıldığını ve müvekkilince borcun ödendiğini, ancak çeklerin ödeme tarihindeki döviz kuru karşılığı üzerinden ödenmesi dolayısıyla fazla ödeme yapıldığını, davacının taraflar arasındaki anlaşma gereği (kur farkı sebebiyle) ödenmesi gerekenin çok üzerinde meblağ ödemek durumunda kaldığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; istirdat davalarının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğini, davanın süresi içinde açılmadığını, müvekkilinin davaya dayanak sözleşmede taraf olmadığını, çekleri iyiniyetle iktisap eden üçüncü şahıs olduğunu, davalıya kusur yüklenemeyeceğini, müvekkilinin seçimlik hakkını fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre dolduktan sonra dava açıldığını, tarafların sözleşmede kararlaştırdığı satış bedelinin döviz cinsinden olduğunu, sözleşmede taraflar arasında kuru sabitleme konsunda herhangi bir iradelerinin bulunmadığını, davacı iddialarının aksine davacının, müvekkiline iş bu sözleşme kapsamında halen borçlu olduğunu, kötüniyetle dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 12.10.2017 tarihli sözleşmede ... isimli teknenin satışının yapıldığı, sözleşmede belirtilen kapora ve çek bedelleri dahil bütün bedellerin USD cinsinden belirlendiği, Türk Lirası olarak ödeme yapılacağına dair herhangi bir kaydın olmadığı, davalı tarafça çeklerin icra takibine konulduğu ve fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden ödemelerin yapıldığı,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 99/2 hükmü gereğince davalının seçimlik hakkını kullanarak fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını talep etttiği, davacının da buna göre ödeme yaptığı, sözleşmede kurun sabitlendiği ya da Türk Lirası cinsinden ödeme yapılacağına dair herhangi bir ibare bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.10.2017 tarihli tekne satış sözleşmesinde ödemenin USD olarak yapılacağının açıkça belirtildiği, sözleşmeye, sözleşme tarihindeki kur fiyatının yazılmasının ödemenin Türk Lirası üzerinden yapılacağı anlamına gelemeyeceği, TBK'nın 99/2 hükmü uyarınca yabancı para borcunun tahsili konusunda alacaklının seçimlik hakkını kullandığı, İlk Derece mahkemesi kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1608, K. 2025/6273, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama