KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1615 E., 2025/6161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2196 Esas, 2025/160 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/172 E., 2022/180 K.
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili ve duruşma istemsiz olarak davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin adına, tescilli 2002/10044 sayılı "..." ve 2002/10045 sayılı "... ibareli markaları mesnet göstererek davalı şirketin "..." ibareli başvuru markasına yaptığı itirazının, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, davacının 20 yıla yakın bir süredir bu markayı kullandığını, ticaret unvanından kaynaklanan üstün hakkının bulunduğunu, markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ve 2019/74145 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin binek ve hafif ticari araçlar için süspansiyon ve direksiyon parçaları üretiminde ve yenileme pazarında Avrupa'nın en büyük üreticisi olduğunu, taraf şirketlerin faaliyet alanları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, 06.01.2022 tarihli cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle davacının itirazına mesnet 2002/10044 ve 2002/10045 sayılı her iki markası için kullanmama defini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile YİDK sürecince davalı şirketçe yalnızca 2002/10044 sayılı marka için kullanım ispatı istenildiği, diğer marka için talepte bulunulmadığı, dolayısıyla davalı ... tarafından her iki marka yönünden kullanılmama definin olduğu kabul edilerek itirazının reddine karar verilmesinin hataya dayandığı, davacı yanca 2002/10044 sayılı markanın başvuru tarihinden önceki son 5 yıl içinde ciddi surette kullanıldığı hususunun ispatlanamaması nedeni ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca yapılan değerlendirmede bu markanın dikkate alınmamasının isabetli olduğu,
bu çerçevede karşılaştırılan markaların "AMC" ibaresini ortak olarak içerdikleri, başvuruda davacı markasına nazaran yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, davacı yanın ticaret unvanının kılavuz unsuru olan “AMC” ibaresinin aynı zamanda davacının markalarını oluşturduğu,
bu kılavuz unsurun, uyuşmazlık konusu 07 ve 12. sınıf mallar ile bu malların satışına özgülenmiş mal ve hizmetlerde etkin ve süreklilik arz eder mahiyette ve ticaret unvanı kapsamı dışında markasal nitelik gösterecek şekilde kullanımlarını ortaya koyar mahiyette delillerin dosya içerisinde bulunmaması nedeniyle dava konusu markanın davacıya ait ticaret unvanı yönünden reddi için gerekli koşulların oluşmadığı,
davacının hükümsüzlük iddiası yönünden ise mesnet tuttuğu 2002/10044 ve 2002/10045 sayılı markaların her ikisinin de tescilli oldukları emtialar bakımından kullanılmadığına ilişkin def'inin davalı şirket vekili tarafından 06.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile ileri sürüldüğü, davacının sunmuş olduğu belgelerle dava tarihinden önceki son 5 yıl içinde ciddi surette kullandığı hususunu ispatlayamadığı,
SMK'nın 25/7, 19/2 ve 6/1 hükümleri uyarınca, davacıya ait markaların, dava konusu markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle YİDK kararının iptali talebi bakımından kullanmama define tabi olmayan davacıya ait 2002/10045 sayılı markanın kapsamında yer alan bir kısım emtialar ile dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan benzer ve aynı emtia/hizmetler yönünden davanın kısmen kabulü ile.
"7. sınıf: Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar. 12. sınıf: Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. 35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar.
Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, marka hükümsüzlüğü istemi bakımından ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1615, K. 2025/6161, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama