KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1621 E., 2025/6425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1980 Esas, 2025/6 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/67 E., 2022/80 K.
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ürünlerinin 1987 yılından bu yana Türkiye’de de satıldığını, farklı modelleri ile Türkiye’nin en popüler sandalet/terlik markası haline geldiğini, müvekkilinin "..." markasını taşıyan ortopedik terlik, sandalet ve ayakkabıların rahatlığının yanı sıra, önemli bir moda aksesuarı halini aldığını, özellikle son 10 yılda tüketiciler tarafından aşırı derecede arzulanan bir tüketim objesine dönüştüğünü, müvekkilinin “...” markalı ürünlerinde bulunan taban desenine ilişkin şekil markasının müvekkilinin menşe ülkesi olan Almanya'nın yanı sıra İngiltere,
İspanya ve İtalya’da da 10. ve 25. sınıflarda bulunan mallar bakımından tescil edildiğini, “...” markasının, dünya çapında, aralarında ülkemizin de bulunduğu pek çok ülkede tescilli bulunduğunu, bu markayı taşıyan özel ürünlerin dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi, ülkemizde de tüketiciler nezdinde yüksek bir tanınmışlığa ulaştığını, müvekkili ile özdeşleşen ... modeline ilişkin üç boyutlu şekil markasının tescili için davalı Kuruma yaptıkları başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b-c-e hükümleri uyarınca reddine karar verildiğini, oysa dava konusu şeklin müvekkili ile özdeşleştiğini, dava konusu başvurunun,
ilişkin olduğu ürün grubu bakımından beklenmedik, alışılmadık bir şekle sahip olduğunu, ekstra birtakım unsurlar içerdiğini, tüketici bakımından da bir kişiye aidiyeti anlaşılabilecek olan bir desen şekli niteliği taşıdığını, müvekkilinin başvurusuna konu ... modeli tüm unsurları ile birlikte incelendiğinde ayırt ediciliği oldukça yüksek ve müvekkili ile bütünleşmiş, müvekkilinin uzun yıllardır yoğun kullanımı ve tanınmışlığı sayesinde, ilk göründüğü anda doğrudan müvekkilini kaynak gösterecek derecede ayırt edici nitelik kazanmış bir marka olduğunu,
dava konusu başvuru bakımından SMK'nın 51/-b-c-e hükümlerinde düzenlenen tescil engellerinin bulunmadığını, dava konusu başvurunun, tescil başvurusundan önce kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanmış olduğundan, SMK'nın 5/2 hükmü gereğince de tescilinin reddedilemeyeceğini ileri sürerek 2020-M-11214 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun bir terlik görselinin muhtelif açılardan görünümlerini içerir şekilde oluşturulan bir şekil markası olduğu, tescil edilmek istendiği "Tabanlar; iç tabanlar; ortopedik amaçlı olmayan ayakkabı dolguları; ayak giysileri." malları yönünden ayırt ediciliği bulunmadığı gibi tanımlayıcı nitelik taşıdığı, ayrıca dava konusu başvurunun bütününe hakim unsurların tamamı itibariyle standart bir çift bantlı terlik modeli olduğu, bu nedenle de malın doğal şekline en yakın modellerden biri olarak görüldüğü,
başka bir ifadeyle tüketicilerin bu işareti belirli bir taciri gösteren bir marka olarak değil sadece yaygın kullanılan bir şekil olarak görecekleri, davacının dava konusu başvuruyu kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiği iddiasını da ispatlayamadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının marka başvurusu bakımından tescil engellerinin bulunmadığını iddiasına dayanan YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1621, K. 2025/6425, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama