KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1627 E., 2025/6427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1787 Esas, 2024/2161 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/154 E., 2022/71 K.
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli marka başvurusuna, davalı şirketin "...", "... bi mutluluk", "yemek ...", "... yemek", "... market", "getiryemek", "... ", "... ", "... ", "... ", "...", "...", "... hızı", "...", "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabul edilerek başvurunun ve ret kararının yeniden inceleme taleplerinin nihai olarak reddedildiğini oysa müvekkili şirketin merkezi Antalya ilinde olmak üzere, meyve ve sebze ticareti ile uğraştığını, online satış yapmak amacı ile "....." internet sitesinin kurulduğunu,
davalı şirket tarafından müvekkilleri hakkında marka haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile yapılan tedbir başvurusunun reddedildiğini, müvekkiline ait markanın sonunda kullanılan "..." ibaresinin ise markada ön planda yer alan bir ibare olmayıp bütünlük içerisindeki esas unsur olan ve ayırt edici nitelikteki "sebzemeyve" unsuruna eklenti niteliğinde olduğunu, sırf içerisinde "..." kelimesi geçmesinin müvekkilleri markanın karıştırılacağı ya da taklit niteliğinde olduğuna dayanak tutulamayacağını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-2181 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kurye aracılığıyla perakende ürün satışı gerçekleştiren bir teknoloji platformu hizmeti sunduğunu, davacıya ait "..." ibareli marka başvurusunun, müvekkillerine ait önceki tarihli, tescilli, yüksek bilinirliğe sahip, ayırt edici "...” markalarına benzer olduğuna ilişkin olarak verilen YİDK kararının son derece isabetli olduğunu, davacının "..." ibareli kullanımlarının,
yine müvekkillerinin yoğun kullanım ve reklam çalışmaları ile ayırt edicilik kazandırdığı yazı stilinin neredeyse birebir aynısı olacak şekilde küçük harfler kullanarak ve "..." ibaresini ön plana çıkararak gerçekleştirdiğini, davacının ürünlerini müvekkilleri şirketin ticari yöntemlerine benzer şekilde sattığını, dolayısıyla "sebze" ve "meyve" ibarelerinin davacının yalnızca faaliyet gösterdiği alanı ve müşteriye sunduğu malları tanımladığını, müvekkilinin "... market", "... ", "... ", "... " ve türevi markalarının da bulunduğunu,
mahkemeler tarafından yapılan değerlendirmelerde müvekkillerine ait "..." markasının tanınmış marka olarak tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markanın dava konusu edilen 3, 35... . sınıfta yer alan bütün mal ve hizmetlerinin davalı markaları ile aynı /aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, taraf markalarında yer alan ortak "..." ibaresinin, uyuşmazlık konusu sınıflar açısından, bir vasfı ya da karakteristik özelliği tasvir etmediği, ayırt edici özelliğe sahip olduğu, fakat söz konusu ayırt ediciliğin, anlamı kapsamında görece düşük düzeyde kaldığı, davalı şirketin "..." esas unsurlu markaları açısından, özellikle perakendecilik ve kurye hizmetleri ile ilgili ayırt edicilik düzeyinin yüksek olduğu,
davaya konu markanın kelime ve şekil unsuru içerdiği, yeşil zemin üzerine, tek satıra gelecek şekilde “...” ibaresinin yer aldığı, küçük harf ve çentiksiz karakterler kullanılmak sureti ile beyaz renkte “sebzemeyve” ibaresinin aynı şekilde, küçük harf ve çentiksiz karakterler kullanılmak sureti ile beyaz renkte kontur kullanılmak sureti ile "..." ibaresinin farklı şekilde yazıldığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin markaları görsel olarak birbirlerine benzer hale getirdiği,
markaların karşılaştırılmasında bütünsel karşılaştırmanın esas olması hususu dikkate alındığında, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunduğu, davaya konu markada yer alan "sebze" ve "meyve" ibarelerinin yan unsur olarak sayılması gerektiği, bu hali ile esas unsurun "..." ibaresi üzerinde kaldığı, taraf markalarında yer alan "..." ibarelerinin anlamlarının aynılığının bu benzerlik derecesini yükselttiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının marka başvurusu ile davalı şirketin tescilli markaları arasında iltibasa neden olacak nitelikte benzerlik olmadığı iddiasına dayanan YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1627, K. 2025/6427, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama