KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1661 E., 2025/6643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/818 Esas, 2025/102 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/158 E., 2023/49 K.
Karar Metni
1.319 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; grup şirketleri olan müvekkillerinin, 1983 senesinde kurularak uzun yıllardan bu yana porselen üretimi satış ve dağıtımı ile faaliyet gösterdiklerin, ürün reçeteleri oluşturup ham madde ve bileşen listeleri geliştirdiklerini, porselen ürünlerinde elde ettiği bu üretim bilgilerine uzun yıllara yayılan faaliyet sonucunda ulaştığını, bu üretim bilgilerinin ilgili sektörde sır olarak ifade edildiğini, davacıların her birisinin kendisi tarafından uzun yıllara yayılan araştırma-geliştirme (Ar-Ge) yatırımlarının bulunduğunu, müvekkillerinden ...
Ev Gereçleri San. ve Tic. Ltd. Şirketi adına ... numaralı "...+Şekil" markasının 21. sınıfta, ... numaralı "...+Şekil" markasının 08, 11, 20. sınıflarda, müvekkillerinden ...Porselen San. ve Tic. Ltd. Şirketi adına ... numaralı "...+Şekil" markasının 08, 11, 20. sınıflarda, ... numaralı "...+Şekil" markasının 35. sınıfta ve ... numaralı tasarımın tescilli olduklarını, davalılardan ...'ın davacılardan ...Porselen San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nde 08.06.2010 tarihinde işe başladığını, Ar-Ge müdürü iken 29.07.2016 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, ...'ın istifasından hemen sonra diğer çalışanlara kendi işini kuracağını ve müvekkillerinin ürünlerinin tamamını "..." markası ile kendisinin üretip satacağını beyan ettiğinin duyulması üzerine,
adli bilişim incelemesi yaptırıldığını, incelemede davacıya ait tüm işletme sırlarını kendi şahsi e-posta adresine gönderdiğini ve kendisine ait harici hard diske kopyalayarak çaldığının tespit edildiğini, buna ilişkin inceleme raporunu sunduklarını, yine aynı şekilde tüm ticari sırlarını know-how mahiyetindeki dokümanlarını, Ar-Ge ve hammadde başta olmak üzere ulaşabildiği her türlü bilgiyi kopyaladığını ve ele geçirdiğini, ...'ın o tarihte ...'de kurulu ve faal olan davalı ...
Porselen ve Seramik Sanayi Limited Şirketi bünyesinde işe girdiğini, bu şirket ve sahipleri ile ortak şekilde "..." markası ile davacıların ürünlerinin taklitlerini piyasaya sunduklarını, bunun üzerine davalılar aleyhine haksız rekabet ve güveni kötüye kullanma sebebiyle şikayette bulunulduğunu, 2017/3093 sayılı soruşturma dosyasından inceleme yapıldığını, davalardan ...'a ait cep telefonunda inceleme başlatıldığını, ilaveten haksız rekabetin tespiti için İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2017/1376 E. sayılı dosyası ile davanın ikame edildiğini, bilahare davalı ...
Porselen ve Seramik San. Tic. Ltd. Şti. tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2017 ... numaralı "..." markasının 25. ve 35. sınıflarda tescili için marka başvurusunda bulunulduğunun tespit edildiğini, tescil sonrasında bu markanın diğer davalı ... Porselen ve Mutfak Eşyaları İnşaat Taahhüt San. Tic.
Limited Şirketi'ne devredildiğini, davalıların, kötüniyetle marka başvurusunda bulunduklarını, aynı şekilde davacılara ait 2015 ... numaralı tasarım ile tescilsiz tasarımlarının taklitlerini üreterek haksız kazanç sağlamayı amaçladıklarını, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/349 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespitinde bu hususun tespit edildiğini, böylelikle davaların, davacıların marka ve tasarımlarına ilişkin haklarını ihlal ettiklerini,
"..." ibaresi ile "..." ibaresinin ayniyet derecesinde benzer olmaları nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini, ayrıca SMK’nın 6/1 hükmü uyarınca markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, müvekkillerinin markasının tanınmış marka olması nedeniyle SMK’nın 6/5 hükmü uyarınca da hükümsüz kılınması gerektiğini, bunun yanında davacılardan ... Ev Gereçleri San. Tic.
Limited Şirketinin ticaret unvanının kılavuz unsuru olan "..." ibaresine benzer "..." markasının tescil edilmesinin de ayrıca bir hükümsüzlük sebebi olduğunu ileri sürerek 2017/37738 tescil numarası ile kayıtlı bulunan "..." markasının SMK’nın 25. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesine, davalıların açıklanan eylem ve işlemlerinin müvekkillerin tescilli markaları ve tescilli ve tescilsiz tüm tasarımlarının üzerindeki haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, men'ine, durdurulmasına ve eski hale iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Porselen ve Mut. Eşy. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ... Ev Gereçleri San. Tic. Ltd.
Şti.'nin 2011 249 46... ... numaralı markalarını tescil edilmiş olduğu mallar açısından ciddi bir şekilde kullanmadığını, kullanmama defini ileri sürdüklerini, "..." ibaresinin kemik anlamına geldiğini, porselen sektöründe sık kullanılan ve tek başına zayıf marka niteliğinde bir ibare olduğunu, "... ..." ibaresinin ince porselen anlamında kullanıldığını, "... porselen" ibaresinin üretiminde kemik tozu olarak sadece sığır kemiklerinin kullanıldığını ifade ettiğini, üretim tekniğine ve kullanılan malzemeye atıf yaptığını ve çağrışım uyandırdığını,
dolayısıyla "..." denildiğinde akla doğrudan porselen gelmeyeceğini ve 21. sınıfta tescil alınmasına engel olmadığını, bu ibarenin porselen sektörü ve ham madde ile alakalı olduğu izlenimi de doğurduğu için "..." ibareli markaların sektörde zayıf marka olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacılardan ...Porselen San. ve Tic. Ltd.
Şti adına tescilli "..." markalarının davalının, "..." markasından sonraki tarihli olduğunu, dolayısıyla söz konusu markaların davalıya ait "..." markasının hükümsüzlüğü için dayanak teşkil edemeyeceğini, söz konusu markaların fonetik olarak ve görsel olarak benzer olmadığını, ayrıca aralarında kavramsal benzerliğin bulunmadığını, her iki tarafın da tescilli hallerinde yer almayan logo ve yazı karakterleri ile markalarını kullandıklarını, davalının www...com.tr ve davacının www...com.tr alan adlarına sahip olduklarını, davacıların hak iddia ettikleri tasarımlar incelendiğinde yenilik ve ayırt edicilik unsuru olmayan,
yurt içi ve yurt dışında değişik firmalarca üretilen ürünlere ait olduğunun görüldüğünü, davacıların birçok tasarımın hükümsüz kılındığını, tescilli tasarımların da yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına sahip olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iş akti davacı tarafından feshedildiğinde davacıya ait ve davacı tarafından kullandırılan tüm belge, alet ve eşyaların davacı şirketin yetkilisine tutanak karşılığında teslim edildiğini, işçi alacakları nedeniyle açılan davada, yüksek alacak çıkınca bunu bertaraf etmek için müvekkili hakkında mesnetsiz gerekçelerle suç duyurusunda bulunulduğunu, bilgilerin hemen hemen tamamının herkesçe bilinen yazışmalar olduğunu, Türkiye çapında porselen üretimi yapan ünlü firmaların ve uluslararası şirketlerin herkese açık olan sitelerinde zaten yer aldığını,
davacının iddialarının gerçekleri yansıtmadığını, diğer davalılardan ... Porselen ve Seramik San. Tic. Ltd. Şti. ile seramik üretimi konusunda hiç bir bağlantısının olmadığını, müvekkilinin diğer davalı ... Porselen ve Seramik San. Tic. Ltd. Şti.'nde taraflar arasında markaların tescili ve marka devri olmadan çok kısa bir süre çalıştığını, "..." markasının davalı müvekkilinin diğer davalı ... Porselen ve Seramik San. Tic. Ltd.
Şti.'nden ayrıldıktan yaklaşık 2 yıl sonra tescil edildiğini ve bu nedenle bu markalarla da davalının ilgisinin olmadığını, müvekkilinin, davacı ...Porselen San. ve Tic. Ltd Şti.'ne ait firma sırrı niteliğinde hiçbir bilgiyi almadığını, kimse ile de paylaşmadığını, davacı aleyhine hiç bir eylemde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davaya dayanak markalarının asli ve ayırdedici unsurunun "..." kelimesi, davalının hükümsüzlüğe konu markasının asli ve tek unsurunun "..." ibaresi olduğu, söz konusu markalar arasında kısmi işitsel benzerlik bulunsa da markaların genel görünüm, algı, ses ve anlam olarak farklılaştığı, davalının davaya konu 2021/1286 78... /135347 tescil numaralı markalarının kötüniyetli tesciline delalet eder yeterli ve somut delil dosyaya sunulmadığı,
özellikle davalının, davacı markası ile karıştırma ihtimali olmayan bir markayı tescil ettirmiş olduğunun kabulü karşısında bu iddianın ispatlanamadığı, davalının fiili markasal kullanımlarının tescilli olan markadan uzaklaşarak davacı markalarına yanaşma iradesi göstermediği, tescilli markasının ise hitap olunan ortalama tüketici nezdinde, bütünsel değerlendirmede, farklı olarak algılandığı, bu itibarla marka hakkına tecavüzün yasal koşullarının oluşmadığı, davacının, tescilsiz tasarımlarına ilişkin net ve incelemeye esas olacak şekilde veri ve delil sunmadığı,
bu itibarla tescilsiz tasarımların her birinin ayrı ayrı tasarım korumasından yararlanıp yararlanmayacaklarının tespit olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü, davacıların marka haklarına ve tescilsiz tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1661, K. 2025/6643, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama