KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1689 E., 2025/2660 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka, ... Ürünleri Lojistik Uluslararası ... Ltd.Şti., ... ve ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, borçların zamanında ödenmemesi üzerine ihtarda bulunulduğunu fakat sonuç alınamadığını, borçluların hacze kabil malları bulunduğundan ihtiyati haciz kararı alındığını ve icra takibine başlandığını, davalının haklı olmayan gerekçelerle borca itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile kredi borçlusu şirket arasında 350.000,00 TL limitli genel kredi sözleşme imzalandığı, davalının 09.07.2012 tarihinde sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından 24.072013 tarihi itibariyle hesabın kat edildiği,
davalıya 384.208,97 TL borcun ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir gün içerisinde ve şirkete verilen çek karnesi nedeniyle bankanın ödemekle yükümlü olduğu 9.225,00 TL gayri nakdi borcun tebliğden itibaren üç gün içerisinde ödenmesi gerektiğine ilişkin ihtarname gönderildiği ve 26.07.2013 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiği, bankaca davalının ödemekle yükümlü olduğu miktarın takip tarihi itibariyle 9.225,00 TL olarak belirlenmesinde ve bu miktar üzerinden takip başlatılmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Davalı temyiz eden, miras ret edildiğinden İlk Derece Mahkemesince bu hususun değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Dosyada mevcut terekeye mümessil tayininde tüm mirasçıların mirası reddettikleri, bu nedenle mirasın iflas hükümlerine göre tasfiyesi amacıyla tasfiye memuru atandığı, tasfiye memurunun ise işlemleri tekemmül ettirdiği ve kararı temyiz etmediği anlaşılmıştır.
Eldeki dava derdest olduğu sürece iflas hükümlerine göre tasfiye memuru işlemleri tekemmül ettiremeyeceğinden, tasfiye memurunun kararı eksik tasfiye niteliğindedir. Bu nedenle mirasçılardan birinin tereke aleyhine olan kararı temyiz etme hukuki yararı bulunmaktadır.
Mahkemece davalı murisin tüm mirasçılarının mirası ret ettiği gözetilerek davada tasfiye memurunun yer alması gerektiğinden tebligatın yapılması ve 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 612. ve devamı maddeleri uyarınca iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1689, K. 2025/2660, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama