KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1775 E., 2025/6687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1971 Esas, 2025/37 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/219 E., 2022/217 K.
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kuruyemiş kavurma makinesine ilişkin 2020/05322 sayılı tasarımının ve 2020/16352 sayılı faydalı model belgesinin bulunduğunu, davalı şirketin ise müvekkili makinesinin aynısını kendi tasarımıymış gibi sattığını, söz konusu tasarımı kötüniyetli olarak adına tescil de ettirdiğini, taraf tasarımları arasında arasında belirgin bir farklılık bulunmadığını ileri sürerek davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf tasarımlarının farklı olduğunu, davacı yanın faydalı modeline dayanak belgenin dikkate alınamayacağını, bilgilenmiş kullanıcının iltibasa düşmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tasarımlarında bütüne hakim olan yuvarlak gövde yapısı mevcutken, dava konusu tasarımda bütünü oluşturan unsurun genel anlamda yuvarlak bir algı yaratmadığı,
gövde bölümünde yer alan parçanın bir bölümünün yuvarlak yapısının tek başına tasarımları benzer kılmayacağı, karşılaştırmanın tasarımların bütününe hakim unsurlar ve bu bütünün bilgilenmiş kullanıcı nezdindeki etkisi üzerinden yapılması gerektiği, davacı yanın iddiaları çerçevesinde fonksiyonel anlamda ortaya çıkması muhtemel benzerliklerin ise tasarım mevzuatı anlamında korunamayacağı, ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde oluşturduğu yeni ve ayırt edici görünümler ile ilgilendiği, işlevselliğin tasarım hukukunun ilgi alanı dışında kaldığı,
dolayısıyla salt tasarımsal unsurlar ve dava konusu makinelerin nihai görünümlerindeki algıları itibariyle hükümsüzlüğü talep edilen tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu, davacının tasarımlarına konu görseller aynı zamanda 2020/16352 sayılı "kabuklu-kabuksuz kuruyemiş kavurma-pişirme makinesi" buluş başlıklı faydalı model başvurusunda kullanılan teknik çizimlere konu olan ürün ile aynı olduğundan, davacının bu faydalı model başvurusunda kullanılan teknik çizimlerin de, dava konusu tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini etkilemeyeceği,
dava konusu tasarımın mutlak anlamda yeni olup olmadığı kamu düzenine ilişkin bir husus olduğundan re'sen araştırıldığı, dava konusu tasarımın başvuru tarihinden önceki tarihli olup dava konusu tasarımın yeniliğini ortadan kaldıran herhangi bir dokümana rastlanmadığı, kötüniyet iddiasına ilişkin somut delil ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1775, K. 2025/6687, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama