KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1907 E., 2025/7104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1051 Esas, 2025/213 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/784 E., 2023/177 K.
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.11.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve müvekkilinin annesi aleyhine İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün 2021/25578 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe dayanak 1.250.000,00 TL bedelli senedin davalı tarafça doldurulduğunu, müvekkilinin borcun varlığından banka tarafından aranarak haberdar olduğunu, davalı tarafından müvekkiline senet karşılığında mal veya nakit verilmediğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve kötüniyetli takip tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde yer alan tüm iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacı ...'nın annesi ...'nın müvekkiline ait ... Tekstil Aksesuarları San. Tic. Ltd.
Şti. unvanlı firmada uzun yıllar sigortalı olarak çalıştığını, müvekkilinin desteği ile 14.12.2017 yılında kendi adına ... ve Tekstil Aksesuarları Sanayi Ticaret Limited Şirketi unvanlı firmayı kurduğunu, anılan firmayı kızı ile birlikte işletmeye başladığını, müvekkilinin firmanın kuruluş sürecinde ve devamında ... ve annesi ...'ya her türlü maddi desteği sağladığını, ticari faaliyetlerine devam etmeleri için kendisinden bir takım tekstil ürünlerini borçlanarak almalarına müsaade ettiğini, ...'nın babası, ...'nın eşi merhum ...'nın vefatı üzerine müvekkilinin sadece iş hayatlarında değil,
özel hayatlarında da davacı ve annesine destek olmaya başladığını, ev/araç almaları konusunda maddi destekte bulunduğunu, araçlarının benzin, kasko, bakım giderlerinin ve vergilerinin ödenmesi, kredi kartı borçlarının kapatılması hususlarında kendilerine yardımcı olduğunu, nihayetinde masrafların çok fazla büyümesi sebebiyle kendilerinden dava konusu 1.250.000,00 TL tutarlı senedi aldığını, senet tutarının müvekkilinin davacı ve annesine sağladığı yardımları karşılamamakla birlikte tarafların ortak geçmişi sebebiyle müvekkili tarafından iyiniyetle düşük tutulduğunu,
karşı tarafça müvekkilinin iyiniyetinin suistimal edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bonoda davacının keşideci, davacının annesi olduğu belirtilen dava dışı ...'nın kefil konumunda bulunduğu, davacı tarafın iddiasının, davalı taraf ile aralarında ticari ilişki bulunmadığı ve davalı tarafın kendisinden hiçbir alacağının olmadığı, davalı tarafın ise, davacı tarafa ve annesine yaptıkları işe destek olmak amacıyla nakit olarak borç para verdiği, bunun karşılığında biriken alacaklarına ilişkin senet aldığı, ancak senedin ödenmediği olduğu,
davacı tarafın takibe dayanak senedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde bir iddiada bulunmadığı, senedin kendisi yönünden şeklen geçersiz olduğunun ileri sürülmediği, senede ilişkin borçlu olunmadığının yazılı delil ile ispat edilemediği, senet bedelinin ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı keşidecinin, senetteki imzasını inkar etmediği, senetteki avalist imzasının geçerli olup olmamasının, davacının senede dayalı sorumluluğunu etkilemeyeceği gibi davacı senetteki imzasını kabul ettiğinden boş senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kesin delil ile ispatla yükümlü olduğu, iddiasına ilişkin yazılı delil sunmadığı, şikayeti hakkında KYOK verildiği, davalının soruşturma aşamasındaki ifadesinin de ispat yükünü değiştirmeyeceği, Mahkemece tanık dinlenilmeden ve ticari defteler incelenmeksizin davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 09.03.2020 tanzim, 16.10.2020 vade tarihli, 1.250.000,00 TL bedelli bono nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1907, K. 2025/7104, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama