KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2034 E., 2025/4843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2271 Esas, 2024/402 Karar
- Hüküm
- Direnme / Esastan ret
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 10.11.1999 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile davalının imal ettiği “...” marka “SC” serisi ürünlerin ....ve On-Line Ürünlerin Ankara Tek Yetkili Satıcısı’nın müvekkili olduğunu, davalı tarafından müvekkiline Ankara Bölgesine doğrudan satışlar karşılığında satış komisyonu ödendiğini, davalının 2012 yılı Nisan ayında Ankara’da bir şube açmasından sonra müvekkilinin gönderdiği ihtarnamede,
müvekkiline bilgi verilmeksizin ve komisyon ödenmeksizin doğrudan satışların durdurulmasının ve müvekkilinin bilgisi dışında Ankara Bölgesine yapılan satışlara ilişkin komisyonların tespiti ve faturalandırılması bakımından yapılan tüm satışların listesinin çıkartılarak gönderilmesinin istendiğini, bu ihtarnameye cevaben davalının 25.03.2013 tarihi itibariyle sözleşmeyi feshettiğini,
feshin haksız olduğunu ileri sürerek haksız fesih tarihi ile sözleşmenin sona ereceği 10.11.2013 tarihine kadar geçecek dönem içinde müvekkilinin mahrum kaldığı kâr kaybının tazmini ile müşteri tazminatının tahsiline ve sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin karşılıklı yükümlülükler içerdiğini, davalının fatura bedellerini ödemediğini, borç ödeme yükümlülüğünün ihlal edilmesi nedeni ile sözleşmenin feshedildiğinin noter marifeti ile bildirildiğini, davacının cevabi ihtarname ile sözleşmenin feshinin haksız olduğunu iddia ettiğini, sözleşmenin davacı tarafın kusuru nedeni ile feshedildiğini, kâr kaybı veya portföy tazminatı istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b(3) maddesine eklenen “başvurunun esastan reddine veya” ibaresi ile HMK’nın 356. maddesine eklenen ikinci fıkraya göre bölge adliye mahkemesi tarafından yargılamada eksiklik görülüp dava konusu uyuşmazlık üzerinde duruşma açılarak inceleme yapılması durumunda esastan ret kararı verilmesinin mümkün olduğu dikkate alınarak duruşmalı inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf başvurusunda bulunan davalının lehine olduğu,
istinafa gelenin sıfatı ve aleyhe hüküm yasağı dikkate alınarak 02.06.2021 tarihinde davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine, önceki kararda direnilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Hukuk Genel Kuruluna Gönderme Kararı HMK'nın 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
2.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.02.2025 tarihli ve 2024/11-569 E., 2025/9 K. sayılı ilâmı ile HMK’nın karar tarihinde yürürlükte olan 353/1-b-1 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmadığı ve kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği anlaşılır ise istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekeceği,
28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile HMK’nın 353/1-b-3 maddesine eklenen “başvurunun esastan reddine veya” ibaresi ile HMK'nın 356. maddesine eklenen ikinci fıkraya göre bölge adliye mahkemesi tarafından yargılamada eksiklik görülerek dava konusu uyuşmazlık üzerinde duruşma açılarak inceleme yapılması durumunda esastan ret kararı verilmesinin mümkün olduğu,
somut olayda da Bölge Adliye Mahkemesince kararın verildiği 02.06.2021 tarihinde bu ibare ve hüküm yürürlükte olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince bu tarihte yürürlükte bulunan hükümler gereğince duruşma açılarak bilirkişi raporu alınması sonucunda HMK’nın 356/2 hükmü kapsamında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin hukuka uygun görüldüğü,
getirilen yeni düzenleme ile bölge adliye mahkemesinin incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar vermesinden sonra anılan Kanun’un 352 ve 353. maddelerdeki eksikliklerin tespit edilmesi durumunda nasıl karar verileceğinin açıklığa kavuşturulduğu [.. ..., ... .. ..., .. ..: Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 20 Mart 2020 Tarihli Kanun Teklifi’ne İlişkin Bazı Açıklamalar ve Kanun Teklifinin Değerlendirilmesi, TBBD 2020 (149), s. 144], zira HMK’nın 356/2 hükmünün gerekçesinde de; anılan Kanun’un 352 ve 353. maddelerinde istinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılacağı hâllerin düzenlendiği,
bu hâller dışında bölge adliye mahkemelerinin incelemelerini duruşmalı olarak yapılacağına karar verileceği, bununla birlikte 352 veya 352. maddelerinde belirtilen hâllerin mevcudiyetinin tespiti hâlinde ne şekilde karar verileceği konusunda Kanun’un mevcut hâlinde açıklık bulunmadığı, uygulamada da duruşma açılmasından sonra istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile 352. ve 353. maddelerdeki hâllerde gerekli kararların verilip verilemeyeceğine ilişkin tereddütler oluştuğundan bölge adiye mahkemeleri arasında çelişkili kararlar verildiğinin ifade edildiği,
hâl böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince açıklanan hususlara değinilerek verilen direnme kararının usul ve yasaya uygun olup yerinde görüldüğü, ne var ki davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekeceği belirtilerek direnme kararı yerinde bulunup bozma nedeni dikkate alındığında karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
3.Hukuk Genel Kurulu Sonrası İnceleme
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda (direnme kararında), dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2034, K. 2025/4843, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama