İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2177 K.2025/6980

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2025/2177Karar2025/6980Tarih24 Kasım 2025Okuma5 dk · 969 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/2177 E., 2025/6980 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Kasım 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/2021 Esas, 2025/180 Karar
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2020/339 E., 2021/661 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

969 kelime·5 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile kardeşleri arasında Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/160 E. sayılı dosyasında görülen mirasta tenkis-vasiyetin iptali davası kapsamında müvekkiline ait 6 adet ... . kurucu intifa senedi üzerine davanın kesinleşmesine kadar geçerli olmak kaydıyla tedbir konulduğunu, 23.06.2005 tarihinde davalı bankanın tüm kurucu senetlerinin satın alınacağı açıklaması yapması üzerine her bir hissenin değerinin İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/458 D.İş dosyası ile 403.248,00 TL olarak belirlediğini,

müvekkilinin sahibi olduğu ve üzerinde tedbir olmayan 4 senedini 29.06.2005 tarihinde davalıya teslim edip bedellerini tahsil ettiğini, üzerlerinde tedbir bulunanların hukuki imkansızlık nedeniyle teslim edilemediğini, sonrasında bu hisselere yönelik mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra kalan 6 adet hissenin de güncel değeri ile müvekkile ödenmesinin istenildiğini, ancak davalı banka tarafından 2005 yılında belirlenen 403.248,00 TL üzerinden ödeme yapılacağının bildirildiğini, daha fazla zarara uğranılmaması amacıyla bu değer üzerinden karşılıklarının tahsil edildiğini,

müvekkilinin herhangi bir ihmal ve kusuru olmaksızın müvekkiline ait 6 adet hissenin mahkeme ilamına rağmen davalı banka tarafından 28.06.2005 tarihinden 30.12.2008 tarihine kadar vadeli hesapta nemalandırılmadığı gerekçesiyle oluşan zararın tazmini amacıyla davalı banka aleyhine İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/64 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece verilen davanın kabulü kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, kararın İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2014/3982 E. sayılı dosyasında takibe konulduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın,

temerrüt faizinin üstünde olması nedeni ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 122. maddesi kapsamında munzam zararın meydana geldiğini, davalının temerrüdü sonrası ödemeyi geç yaparak müvekkilinin gerçek zararını arttığını, müvekkilinin yatırım yapamadığını ve ülkedeki enflasyondan dolayı daha fazla zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 25.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 09.08.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 1.526.491,21 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın, temerrüt faizini aşan bir zararın mevcut olup olmadığı noktasında toplandığı, davacı tarafça alacağın zamanında tahsil edilmesi halinde paranın ne şekilde kullanılacağının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, faiz ile karşılanmayan aşkın zararın TBK'nın 122. maddesi uyarınca istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.11.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, munzam zararın somut delillerle ispatının gerekip gerekmediği, yani soyut ispatın yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Munzam zarar, Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde (m) 122 (eski TBK m. 105) hükmü ile “aşkın zarar” alt başlığı ile düzenlenmiş olup bu hükmün birinci fıkrasına göre; “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür”. Buna göre, munzam zarar, temerrüt olgusu gerçekleşmeden borçlunun borcunu ödemiş olması durumunda, alacaklının malvarlığının ulaşacağı miktar ile temerrüdün sonucu olarak ortaya çıkan miktar arasındaki farktır. Diğer bir ifade ile temerrüt nedeniyle alacaklının uğradığı zararın temerrüt faiziyle karşılanmayan kısmı munzam zarardır.

Bu bağlamda munzam zarar borcunun hukuki dayanağı, asıl alacağın temerrüde uğramasıdır. Ancak, temerrüt olgusunun gerçekleşmesinde borçlunun kusurunun bulunması aranır. Belirtmeliyim ki sorumluluktan kurtulmak için bir kusurunun olmadığını borçlu ispat etmek durumundadır. Diğer bir ifade ile munzam zarar sorumluluğu kusur sorumluluğuna dayanmakta olup söz konusu kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur.

Borçlunun munzam zararı giderim yükümlülüğü, hem asıl borç yükümlülüğünden hem de temerrüt faizi yükümlülüğünden tamamen farklı olup temerrüt olgusunun ortaya çıkması ile oluşmaya başlayan ve asıl borcun tam olarak ifasına kadar geçen sürede oluşan ve temerrüt faiziyle karşılanamayan bağımsız bir borçtur.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun E. 1988/4, K. 1989/3 sayılı Kararında belirtilen “Para her zaman kullanılması mümkün ve temettü getiren bir meta olduğundan, geç ödenmesi halinde zararın vücudu muhakkaktır” prensibi ve Anayasa mahkemesinin para üzerindeki hakkın mülkiyet hakkı niteliğinde olduğunun kabulü ve dolayısıyla ihlal kararı vermesi gözetilerek munzam zararın soyut olarak ispatının yeterli kabul edilmesi daha doğru bir yaklaşım olmalıdır.

Belirtmem gerekir ki, özellikle enflasyonist dönemlerde, temerrüt nedeniyle alacağına geç ulaşan alacaklının temerrüt faiziyle karşılanmayan zararının doğduğunun maruf herkesçe bilinen) vakıa olduğu ve dolayısıyla Hukuk Muhakemesi Kanunu (HMK) m. 187/2 (HUMK m. 238) hükmü uyarınca ispatının gerekmediği yönündeki temel prensip de gözetildiğinde, munzam zararın soyut olarak ispatının kabul edilmesinin gerektiği ortaya çıkmaktadır.

Bunun aksine somut ispatın aranması, borçlunun haksız yere sebepsiz zenginleşmesine sebep olacaktır.

Bu durum karşısında munzam zararın ispatı için enflasyon, mevduat faizi, tahvil faizi, döviz kurları ve altın fiyatları gibi genel olguların ortaya konulması yeterli kabul edilip, yani soyut ispat yeterli kabul edilip havuz hesabı ile munzam zararın belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamıştır. O nedenle kararın BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumdan, munzam zararın somut olarak davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair kararın ONANMASI yönündeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2177, K. 2025/6980, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Karşıoy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2177
Karar No
2025/6980
Tarih
24 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2177 K.2025/5590
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/2177 K.2025/14723
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/2178 K.2025/14724
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/2179 K.2025/14725
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2179 K.2025/9558
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2180 K.2025/5591

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.