KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2231 E., 2025/5812 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·10 bölüm
#########
MAHKEMESİ
Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2024/115 Esas, 2024/290 Karar
HÜKÜM
Davanın Kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline devredilen ... T.A.Ş.’nin yöneticileri tarafından banka kaynaklarının doğru kullanılmadığını, üçüncü kişilere sağlanan krediler ile bankanın zarara uğratıldığını, davalılar hakkındaki ibra kararlarının gerçek durumu yansıtmadığını ileri sürerek ibra kararlarının kaldırılmasını ve banka zararının cari faiz oranı üzerinden faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; ibranın iptali koşullarının oluşmadığını, dava açılması için genel kurul kararı olmadığını, iddiaların gerçek dışı olduğunu, bankanın zararının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ibranın iptali koşullarının oluşmadığını, dava açılması için genel kurul kararı olmadığını, iddiaların gerçek dışı olduğunu, bankanın zararının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; ibranın iptali koşullarının oluşmadığını, dava açılması için genel kurul kararı olmadığını, iddiaların gerçek dışı olduğunu, bankanın zararının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, mahkemenin 2006/717 E., 2007/595 K. sayılı kararında hükmün 02.10.2007 tarihinde verildiği, davacının davalılar tarafından anlaşmaya uyulmadığı ve ödemeler yapılmadığından yargılamaya devam edilmesi istemli talep dilekçesinin 27.11.2020 tarihli olduğu, 02.10.2007 tarihli kararın ara karar mahiyetinde olmadığı, aksine yukarıda yer verilen Yargıtay bozma ilamında vurgulandığı üzere esas kaydı kapatılarak ve karar numarası verilerek ilam haline getirildiği, nihai karar şeklinde tesis edildiği, bu suretle ilam niteliğinde olduğu, kanun yollarının dahi gösterildiği,
ancak buna rağmen davacı tarafından kararın tebliğe çıkarılmadığı, karar için 10 yıl olan ilam zamanaşımı süresinin geçtiği, bu itibarla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 156/2. maddesi hükmü uyarınca karar tarihinden itibaren 10 yıllık ilam zamanaşımı süresi dolduğundan davacının, davalılar aleyhine açtığı davanın ilâm zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davacının davalılar aleyhine açtığı davanın ilâm zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka yöneticileri ve denetçilerinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2231, K. 2025/5812, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama