KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2248 E., 2025/7073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1053 Esas, 2025/324 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi)
- Sayısı
- 2021/255 E., 2023/72 K.
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markayı 26.05.2015 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile kendi adına tescil ettirerek işbu davanın davalısı kardeşleri ile 21.09.2017 tarihine kadar ortak işletmelerinde kullandıklarını, işletmenin bu marka ile tanındığını, müvekkilinin 21.09.2017 tarihinde işletmeden ayrılarak Elazığ iline gittiğini ve kısa bir süre sonra Erzincan’a geri döndüğünde kendisinden habersiz şekilde kardeşlerinin adına tescilli markayı kullandığını öğrendikten sonra bu markayı kullanmamalarını onlara defalarca söylemesine rağmen davalıların bu uyarıları dikkate almayıp markayı kullanmaya devam ettiğini,
davalıların müvekkili markasını Erzincan Merkez ve .... ilçesinde farklı kişilere satarak haksız gelir elde ettiklerini, davalıların müvekkilinden izin almaksızın müvekkili adına tescilli markayı kullanmak suretiyle marka değeri üzerinden ticari kazanç sağladıklarını ileri sürerek davalıların, müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesine ve menine, markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam tabelası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, 10.000,00 TL manevi tazminat ile 6.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
davacının 2015 tarihinde işletmesini davalılara devrettiği, devir sözleşmelerinin işletme adını da
kapsayacağı, bu nedenle davalıların “...” ibaresini işletme adı olarak kullanmasının hayatın
olağan akışına uygun olduğu, taraf marka ve kullanımları karşılaştırıldığında, davacı markası ile
davalıların “...” ve “...” ibareli işyeri tabela
kullanımları benzer olmadığından bu kullanımların davacı markasını ihlal etmediği, davalıların herhangi bir marka tecavüzü olmadığı, davacının cirolarında düşüş olmadığından “zarara” uğradığının kanıtlanamadığı, bu nedenle tazminat talep edilemeyeceği, markalar arasında karışıtırma riskinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalılar kullanımlarının, davacı adına tescilli markaya tecavüz oluşturduğu iddiasına dayanan markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2248, K. 2025/7073, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama