KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2289 E., 2025/6859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1963 Esas, 2025/51 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/726 Esas, 2022/3 Karar
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.02.1995 tarihinde o dönem ...
İletişim A.Ş. olan 07.01.2009 tarihinde ...Yayıncılık A.Ş. olarak ticari faaliyetlerine devam eden davalı şirketten 5.000.000,00 TL değerinde bir adet hisse senedi satın aldığını, bu alım sonrasında müvekkiline bu işleme dair tahsilat makbuzu verildiğini, müvekkilinin bu hisse senedi alımından sonra her yıl dağıtılması gereken kâr payından hissesine tekabül eden kısmın ödenmediğini, müvekkilinin şirket hissesine sahip olduğuna dair tahsilat makbuzu haricinde herhangi bir evrakın teslim edilmediğini, müvekkilinin bu taleplerinin tahsili amacıyla ihtarname ile davalı şirketten talepte bulunulduğunu,
davalıca bu ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, davalı şirketin özel yasalar çerçevesinde kurulan ve ulusal yayın yapan bir televizyon kuruluşu mahiyetinde olduğunu, müvekkilinin ciddi şekilde mağduriyetine sebebiyet veren davalı şirketten olan alacaklarının tahsili için işbu davayı açmak zaruretinin hasıl olduğunu, davalı şirketin işleminin ticari faaliyeti niteliğinde olup, müvekkiline karşı edim borcu içerdiğini,
işbu edimin davalı firmaca karşılanmamış olup senet bedeli ile dağıtılması gereken kâr payının bilirkişilerce hesaplanarak davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile ilerde telafisi imkansız zararların engellenmesi amacıyla tedbiren karar verilinceye kadar kâr payı dağıtımının durdurulmasına, dağıtılmayan kâr payının hak ediş tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkiline ait hisse senedi bedelinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunulmadığı, yapılan UYAP sorgulamasında arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin arabuluculuk başvuru dosyasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının, davalı şirketin hissedarı olduğundan bahisle bu sıfatla kendisine her yıl ödenmesi gerekirken ödenmeyen kâr payının tespiti ile davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2289, K. 2025/6859, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama