KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2336 E., 2025/7818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1006 Esas, 2024/1869 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından 31.12.2013 tarihinde ... Bankası ... Şubesi'nden altın kredisi kullanıldığını, kredi kapsamında 1.192.013,64 TL'nin şirket hesabına aktarıldığını, davalı şahısların işbu kredi alacağı adına müteselsil borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, ayrıca bu kredi için kefaletle birlikte ipotek de tesis edildiğini, alacaklı banka tarafından borç talep edilmesine rağmen ödenmediğini, söz konusu alacağın 1.277.500,00 TL'lik kısmının, müvekkili ile ... Bankası arasında imzalanan alacak temlik sözleşmesi ile müvekkilin tasarrufuna geçtiğini ileri sürerek devralınan 1.277.500,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmemekle birlikte, dava konusu yapılan alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını, temlik sözleşmesine göre 4.700.000,00 TL bedelli ipotek ile teminat altına alınmış olan bir alacak için, müvekkilleri aleyhine dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, ipotek konusu taşınmazın maliki olan ...'nin, davacının kardeşi olduğunu ve davacının kardeşine değil de müvekkillerini karşı dava açmasının kötüniyet göstergesi olduğunu, teminat alınmış bir alacak için, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmadan ve rehin açığı belgesi alınmadan, müvekkilleri aleyhine dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nin 31.12.2013 tarihinde ... Bankası ... Şubesi'nden altın kredisi kullandığı, davalılar ..., ... ve ...'nun kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredinin teminatı olmak üzere davacının kardeşi ...'ye ait bir taşınmaz üzerinde kredi kullandıran ...
Bankası lehine ipotek tesis edildiği, ipotek belgelerine göre söz konusu ipoteğin sadece kredi kullanan şirket lehine tesis edilmiş olduğu, kredi sözleşmesine istinaden alacaklı ... Bankası tarafından borcun ödenmesi talep edilmesine rağmen kredi borçluları tarafından borcun ödenmediği, davacı ve Banka arasındaki alacağın temliki sözleşmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının temlik almış olduğu miktar yönünden kredi alacaklısı ...
Bankası'nın halefi olarak, temlik almış olduğu alacak miktarını kredi sözleşmesinin asıl borçlusu ve müteselsil kefillerinden talep etme hakkı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı gerçek kişiler vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2336, K. 2025/7818, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama