KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2358 E., 2025/7064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/933 Esas, 2025/326 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2022/384 E., 2023/253 K.
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının araç kapı kilit, araç cam kilit bakım ve tamirat alanında faaliyet gösterdiğini, "..." ibaresini marka olarak ... numarası ile 22.07.2020 tarihinde tescil ettirdiğini, hizmet kalitesi haklı bir üne kavuşmuş bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, davalıların dava dilekçesinde belirtilen adreste araç kapı kilit, araç cam kilit bakım ve tamirat sektöründe faaliyet gösterip "..." ibaresini tescilli marka olarak ürünlerinde kullandığını ... ...ibaresinin bilerek ve iltibas yaratmak amacıyla kullanıldığını,
izin olmaksızın başka bir şahsın ticari unvan ve işletme adı olarak kullanmasının mümkün olmadığını, işi yapmakta olan ...'in araçların kilit aksamlarının bakım ve tamiri konusunda müvekkilinin sırf ustalığı için gelen müşterilerine "...benim" şeklindeki beyanlarıyla kendinden hizmet almaları için aldattığını, haksız kazanç sağlayarak davacıyı zarara uğrattığını, her iki işyerinin bitişik nizamda olmasından kaynaklı müvekkilini tanıyan ve bilen müşterilerin dahi aldanarak ...'den hizmet aldığını, müşterilerin aldıkları hizmetin sonrasında müvekkilini bizzat arayarak "Aracımızı size yaptırdık,
ancak bu yaptığınız olmadı verdiğimiz paralar boşa gitti!" şeklinde şikayetler direkt olarak şahsına yönelik itibar zedeleyici ifadeler olduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün men'i ve ref'ine, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu “...” ibaresini davacıdan daha önce tescilsiz ticaret unvanı ve markasal olarak kullanmaya başladığını, 1983 yılından itibaren aktif bir şekilde faaliyet sürdüğünü, buna ilişkin vergi levhasınını sunduklarını, ayrıca müvekkillerin firmasının isminin ...olmasının sebebinin müvekkil ...'in lakabının albay olmasından kaynaklandığını, devamında müvekkili işyerinin ismini "..." olarak değiştirdiğini, 1983 yılından bu güne kadar isminin bu şekilde olduğunu ve kayıtlarının da mevcut olduğunu, davacının tamamen kötü niyetli olarak birkaç yıl önce açtığı işyerinde müvekkillere ait ismi kullanmaya başladığını, defalarca söylemesine rağmen tabelayı kaldırmayan davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2 ... numarası ile ...markasının sahibi olduğu, markanın 06. sınıfta tescilli olduğu, davalının ise vergi levhası incelendiğinde uyuşmazlık konusu markayı 1983 yılından bu yana ... ...ibaresini kullandığı, davacının marka tescilini 22.07.2020 tarihinde yaptırdığı, hükme esas alınan rapor ile ..." ibareli markasal kullanımlarının yer aldığı ticari faaliyet alanları ile davacıya ait tescilli marka kapsamında yer alan emtialar arasında farklı sınıflarda olmaları sebebiyle marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2358, K. 2025/7064, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama