KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2426 E., 2025/7112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2059 Esas, 2025/78 Karar
- Hüküm
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/285 E., 2022/288 K.
Karar Metni
1.289 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yat sektöründe faaliyet gösteren bir firma olarak kurulduğunu, 2019/102620 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı yanca "S" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı itirazının kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını,
müvekkili markasının tek başına harf ya da şekil markası olmadığını, bütün olarak incelenmesi gerektiğini, taraf markalarının görsel anlamda da benzer olmadıklarını, davalı markasının bütün olarak “...” kelimesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili markasında kullanılan logonun, davalı markasından farklı olduğunu, müvekkili markasında "s" harfini çevreleyen çizgilerin ve deniz dalgası şeklinin esasen güneş ışınlarını temsil ettiğini, oysaki davalı markalarından birinde defne ağacı motifinin yer aldığını, diğerinde ise farklı bir motifin bulunduğunu,
sadece bu unsurlara bakılarak müvekkili markası ile davalı markaları arasında güçlü bir benzerlik bulunduğu yönünde kanaate varılamayacağını, markaların kapsamlarının da benzeşmediğini, taraf şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davalı şirketin faaliyet alanının 37. sınıf hizmetlerle hiçbir ilgisinin olmadığını, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek YİDK'in 2021-M-5891 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dayanak markalarının sadece logodan oluştuğunu, dolayısıyla "..." ibaresinin bu davanın konusu olmadığını, davacının logosunun tanımlamasına yönelik iddialarının subjektif olduğunu, 2019/102620 sayılı marka başvurusunda bulunan "S şekil" unsurunun, müvekkilinin tanınmış ve tescilli markalarında kullanılan renk dışında oldukça benzer olması karşısında, davaya konu markanın müvekkili şirketin dayanak markalarına açıkça benzer bulunduğunu, davacı markasındaki kelime unsurunun bu hususu değiştirmediğini,
davacı markasının genel itibariyle de müvekkili şirketin “S şekil” markasına karıştırılacak derecede benzer olduğunu, Kurum tarafından daha evvel de benzer kararlar verildiğini, yine 2014/18262 E., 2015/3101 K. sayılı Yargıtay kararında müvekkili markalarındaki logoyu taşıyan başvurunun müvekkili markaları ile benzer görüldüğünü, "..." otellerinde tatil yapan bir tüketicinin dava konusu logo altında yat-tekne kiralama hizmeti verildiğini gördüğünde, hizmetin müvekkili şirket tarafından sağlandığını düşünebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2019/102620 sayılı marka kapsamında reddine karar verilen hizmetlerden 39. sınıftaki "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri.
Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri." ve 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” açısından işaretler arasında aynı–aynı tür ya da benzerlik düzeyinde bir ilişkinin mevcut olduğu, bununla birlikte 43. sınıftaki "Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" açısından ise taraf markalarının kapsamları itibariyle benzerlik taşımadığı, taraf markaları arasında bütünsel açıdan ilgili tüketiciyi yanılgıya düşürecek düzeyde bir benzerliğin ve buna bağlı olarak karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olmadığı, dava konusu markanın tescilinin, SMK'nın 6/5 hükmü kapsamında ortaya çıkabilecek herhangi bir sonucu meydana getirmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-5891 sayılı kararının davacının itirazının reddi yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamından 39. sınıfta yer alan
"Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri." ile 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici
barınma sağlanması hizmetleri"nin çıkarıldığı, itiraza mesnet 2018/116966 sayılı markanın kapsamında "Geçici konaklama hizmetleri; otel hizmetleri; restoran, ikram (catering), bar ve kokteyl salonu
hizmetleri; resort konaklama hizmetleri; toplantılar,
konferanslar ve sergiler için genel amaçlı tesislerin sağlanması; özel günler için ziyafet ve sosyal tesislerinin sağlanması; başkaları için otel konaklama rezervasyon hizmetleri.", 2019/90621 sayılı markanın kapsamında ise "Yolcu ve eşya taşımacılığı; malların paketlenmesi ve depolanması; kara taşımacılığı hizmetleri, yani bisiklet kiralama, araba kiralama ve
yolcuların araba, limuzin, minibüs veya otobüsle kara taşımacılığı; kruvaziyer hizmetleri; yolcu gemisi hizmetleri; seyahat acenteliği hizmetleri, yani yolcu ve eşya taşımacılığı, gemi seyahatleri ve yolcu gemisi hizmetleri, geziler, turlar, tatiller ve seyahat için düzenleme, rezervasyon yapma ve rezervasyon alma (Uluslararası Büro'nun görüşüne göre terimler çok muğlak Kural 13 (2 ) (b) Ortak Yönetmelikler);
geziler, turlar, tatiller ve gemi yolculukları düzenlemek ve işletmek (Uluslararası Büro'nun görüşüne göre terimler çok muğlak - Ortak
Tüzüklerin Kural 13 (2) (b)); seyahat rehberi ve seyahat bilgi hizmetleri; tatilleri düzenlemek, organize etmek, planlamak ve tasarlamak; yukarıda bahsedilen tüm hizmetler ile ilgili bilgi ve tavsiye sağlamak." hizmetlerinin yer aldığı, dosyada mevcut bilirkişi raporunda açıklandığı üzere başvuru kapsamından çıkarılan 39. sınıf hizmetlerin tamamı ile 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri." yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, her ne kadar dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, başvuru kapsamından çıkarılan "Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici
barınma sağlanması hizmetleri" yönünden emtia benzerliği bulunmadığı açıklanmış ise de Dairece bu değerlendirmeye itibar edilmediği, bu hizmetlerin, redde mesnet markaların kapsamındaki "Geçici konaklama hizmetleri" ile benzer olduğunun kabul edildiği, geçici konaklama hizmetleri ile hayvanlar için otel hizmeti veya çocuklar için konaklama hizmetini ortak olarak veren firmaların günümüzde arttığı gibi söz konusu hizmetlerin, benzer amaçlara yönelik ilişik hizmetler olduğu, başvuru kapsamından çıkarılan tüm hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, bilirkişi raporundaki değerlendirmeye itibar edilmediği,
taraf marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, davalının redde mesnet markalarının, otelcilik hizmetleri yönünden tanınmış olduğunun kabul edildiği, başvurunun tescili halinde davacının, davalı markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği, davalı markasının itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği kanaatine varıldığı,
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru ile redde mesnet davalı markaları arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, ayrıca SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusunun kısmen reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2426, K. 2025/7112, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama