KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2447 E., 2025/5304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1309 Esas, 2024/1624 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. YARGILAMA SÜRECİ
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2020 tarih, 2018/2407 E., 2020/1467 K. sayılı kararıyla açılan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 11.10.2021 tarih, 2021/2004 E., 2021/5912 K. sayılı kararı ile mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
2.Anayasa Mahkemesinin 18.04.2024 tarih, 2021/5443 başvuru sayılı kararı ile yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 222.960,76 TL'nin aleyhe istinaf başvurusu da bulunmadığı gözetilerek dava tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararıyla mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine karar verilmiştir. İçtihadı birleştirme kararları konularıyla sınırlı, gerekçeleri ile açıklayıcı, aydınlatıcı, yol gösterici, sonuçlarıyla bağlayıcı soyut kararlardır. Bu itibarla off shore alacakların tahsiline ilişkin davalar bakımından verilen işbu içtihadı birleştirme kararının gerekçesi, somut uyuşmazlık bakımından da açıklayıcı ve yol gösterici mahiyette olup zamanaşımı hususunun bu bakış açısı ile değerlendirilmesi elzemdir.
Dairemizce incelenen emsal dosyalarda (Dairemizin 01.07.2024 tarihli, 2024/3278 E., 2024/5341 K. sayılı, 13.05.2024 tarihli, 2024/1235 E. 2024/3801 K. sayılı ilamları) ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra davalı tarafın, davacıda söz konusu parayı ödeyeceği yönünden beklenti yaratacak tutumu olmadığından zamanaşımı defini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı düşmeyeceği, işbu davada zamanaşımı yönünden davacı lehine bir kazanılmış hak bulunmadığı,
cezanın üst sınırına göre ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2 maddesi hükümleri uyarınca 5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğu, davacının 2000 yılında davalı tarafa para yatırdığı buna karşın eldeki davanın 2017 yılında 7,5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gözetilerek mahkemece zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2447, K. 2025/5304, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama