KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2529 E., 2025/7119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/37 Esas, 2025/337 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/69 E., 2022/341 K.
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ve "... ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2020/141961 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın 2021-M-11761 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, müvekkili markalarının uzun yıllardır kullanımla ayırt edicilik kazandığını, müvekkili şirketin "..." ibaresi üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, davalı markasının iltibasa sebebiyet vereceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının da kök unsurunu oluşturduğunu,
başvurunun müvekkili markasının serisi mahiyetinde anlaşılacağını, emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü uyarınca tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek 2021-M-11761 sayılı YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 2004 yılından beri "..." ve "..." ibareli markaları kullandığını, en eski tarihli davacı markalarının ise 2014 tarihli olduğunu, müvekkilinin önceye dayalı hak sahibi olduğu tescilli markasını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile emtia benzerliğinin kısmen gerçekleştiği, çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden, itiraza dayanak ve dava dilekçesinde bahsi geçen markaların ise standart karekterle yazılı "...", "... ...", "...", "... ..." ibarelerinden oluştuğu, taraf markaların ortak olan unsuru "..." ibaresi olsa da davaya konu olan markanın esaslı unsurunun "Pİ" olduğu, bu nedenle taraf ibarelerin görsel olarak farklılaştıkları, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında iltibasın söz konusu olmadığı, dosya içeriği itibari ile SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların gerçekleşmediği,
taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığı, dolayısıyla tanınmışlığın bu durumu etkilemeyeceği, davalının kötüniyetli olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2529, K. 2025/7119, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama