İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2532 K.2025/7464

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk…

Esas2025/2532Karar2025/7464Tarih11 Aralık 2025Okuma6 dk · 1.194 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/2532 E., 2025/7464 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/26 Esas, 2025/381 Karar
Hüküm
Asıl ve karşı davanın reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.194 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP

Davacı- karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.06.2015 tarihinde kurulduğunu, insan kaynaklı dokulardan allogreft üretim ve satışı ile uğraştığını, davalının, müvekkilinin unvanında yer alan "...

Bankası" ibaresi için ... sayılı markayı 10, 41... . sınıflarda, 2019/58385 sayılı markayı da 03... . sınıflarda tescil ettirdiğini, tescil ve ilan edilen ticaret unvanını kullanma hakkının müvekkiline ait olduğunu, bu unvanın davalı tarafından marka olarak kullanılmasının ise marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edeceğini, müvekkilinin ticaret unvanı ile davalı şirket markalarının karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına ve davalı adına tescilli ... sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesini talep etmiş; karşı davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA

Davalı-karşı davacı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, müvekkilinin dava konusu ibareyi 2014 yılından beri kullandığını, "... bankası" ibareli 2015/58102 sayılı markasının 11.05.2016 tarihinde tescil edildiğini, davacının 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra bu davayı açtığını, müvekkili tarafından gönderilen ihtardan sonra dava açmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, müvekkilinin markasını, davacı-karşı davalı şirketin kuruluşundan önce yarattığını, markalaştırdığını ve piyasada maruf hale getirdiğini,

müvekkilinin davacı-karşı davalının kuruluşundan 3 ay önce broşür ve kataloglar hazırlatarak piyasada dağıttığını, davacı-karşı davalının bilerek ve isteyerek iltibasa neden olacak şekilde ticaret unvanına "...

Bankası" ibaresini eklediğini savunarak asıl davanın reddini istemiş; karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin 2014 yılından beri ticari faaliyetlerinde dava konusu ibareyi kullandığını, karşı davalının iltibasa yol açtığını ve müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, karşı davalının eylemlerinin haksız rekabete de sebebiyet verdiğini, karşı davalının alan adının da kötüniyetli olarak tescil edildiğini ileri sürerek davacı-karşı davalının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ederek ticaret unvanında kullanması sebebiyle ticaret unvanının terkinine,

tarafların aynı iş alanında iştigal ediyor olması sebebiyle davacı-karşı davalının haksız rekabetinin tespit edilerek men'i ve ref'ine, alan adının iptaline, mail adresleri v.b. iltibasa neden olan yayınların tümünün imhasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davacının tescilli markası olmadığı anlaşıldığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7 ve 29. maddelerindeki marka tecavüzünün oluşmadığı; davacının klavuz/kök unsuru "... ve ...

Bankası" olan "..." adı altında 03.06.2015 tarihinde ticaret siciline kaydedildiği, davalının ise bu tarihten sonra 10, 41... . sınıf mal ve hizmetlerde 2015/58102 sayılı, 10, 41... . sınıf mal ve hizmetlerde ... sayılı ve 05... . sınıf mal ve hizmetlerde 2019/58385 sayılı "...

Bankası" ibareli markaları tescil ettirip kullandığı, davalının, davacının ticaret unvanını tescil ettirdiği tarihten daha önce 20.05.2014 tarihi itibarıyla söz konusu ibareyi ticaret unvanı ve marka olarak tescil ettirmek için hazırlık çalışmalarına başladığı sunulan delillerden anlaşıldığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında haksız rekabet koşullarının oluşmadığı; ... sayılı markaların kapsamında kalan mal ve hizmetler açısından davacının "...

Bankası" ibaresini gerçek anlamda (sembolik değil) markasal kullandığına dair herhangi döküman/kayıt ve belge sunmadığından SMK'nın 6/6 ve 25/1 hükümlerindeki hükümsüzlük koşulunun da oluşmadığı anlaşıldığından asıl davanın reddinin gerektiği; karşı dava yönünden, davacının ... sayılı markalarına bağlı olarak davacı-karşı davalının eyleminin marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia ettiği.

23.03.2022 tarihli duruşmada bilirkişi ücretinin ek avans olarak 2 haftalık kesin sürede yatırılmasına karar verildiği halde süresinde yatırılmadığı, davalı açısından usulü kazanılmış hak doğduğundan karşı davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, davalı tarafın markasal kullanımlarının davacıya ait ... sayılı tescilli marka kapsamında kaldığına kanaat uyandıran yeterli delil sunulmadığından marka tecavüzü ve haksız rekabet iddialarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait ticaret unvanını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddinin gerektiği, şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanının bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından,

ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, SMK'nın 6/6 maddesi anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığının kabulü gerektiği, dava konusu markanın başvuru tarihi, davacı-karşı davalının ticaret unvanından sonra ise de davacı-karşı davalının ticaret unvanını dava konusu markanın kapsamındaki mal ve hizmetler kullandığını ispatlamadığı,

davacının tescilli bir markası da bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesince marka hakkına tecavüzün durdurulması talebinin reddinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı-karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği, davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen kesin süre ihtarının usulüne uygun olmadığı, bu ara karara dayalı olarak davalı-karşı davacı tarafın bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesinin isabetli görülmediği,

davalı-karşı davacı vekilinin karşı davada verilen kararın esasına yönelik istinaf itirazlarına gelince; karşı davacının ...sayılı markalarına dayandığı, bu markaların "... Bankası" ibareli olduğu, karşı davalının ticaret unvanı ise "... ve ...

Bankası" şeklinde olup karşı davacının markasını içerdiği ancak karşı davalının ticaret unvanı 08.06.2015 tarihinde tescil edilmiş olup karşı davacının marka tescillerinin en eskisinin başvuru tarihinin 08.07.2015 olduğu, bu durumda karşı davalı tarafın önceki tarihli ticaret unvanının karşı davacının marka hakkına tecavüz niteliği taşımadığı, karşı davacının haksız rekabet hükümlerine de dayandığı, karşı davacı tarafça, "...

Bankası" ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirmek için hazırlık çalışmalarına başladığını gösteren bir takım deliller sunulmuş ise de karşı davalı tarafın bu çalışmalardan haberdar olduğu ve dürüstlük kuralına aykırı olarak, karşı davacının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleriyle karıştırılmaya yol açması amacıyla davaya konu ticaret unvanını seçtiği hususunu ispatlayan bir delilin ileri sürülmediği, açıklanan nedenle karşı davacı vekilinin bu iddiasının yerinde görülmediği,

bilirkişi incelemesi sonucunda "..." ibareli web sitesinde karşı davalının Türkiye'nin ilk ve tek doku bankası olduğu yönünde bir paylaşıma da rastlanmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın reddine, karşı davanın yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş, hüküm, davalı-karşı davacı ...

A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, markaya tecavüzün durdurulması, marka hükümsüzlüğü, karşı dava, ticaret unvanının terkini, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i, alan adının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2532, K. 2025/7464, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava Ve Karşı Davaya Cevap
  5. II. Cevap Ve Karşı Dava
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2532
Karar No
2025/7464
Tarih
11 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2532 K.2025/6155
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2533 K.2025/6077
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2533 K.2025/7303
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2535 K.2025/7304
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2536 K.2025/6218
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2536 K.2025/7812

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.