KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2694 E., 2025/3889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/267 Esas, 2021/523 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten veTetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 16.07.1996 tarihinde Akaryakıt İstasyonu İşletme Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile tapuda .. ili, .. İlçesi, ... Mevkii, 118 Parsel, 1370 ada numarasında kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunun işletmesinin davalı şirkete verildiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davrandığını, almış olduğu mal bedellerini ve cari hesaptan kaynaklanan diğer borçlarını ödemediğini, mal bedellerine ilişkin olarak verdiği çek ve senetleri ödemeyerek karşılıksız çıktığını ileri sürerek 56.528,00 TL'nin 28.11.2000 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeyi haksız fesheden davacının çek alacağını cari hesaba geçirdiğini ve bunun yasal olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 16.07.1996 tarihinde Akaryakıt İstasyonu İşletme Sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme ile tapuda .. ili, .. İlçesi, ...
Mevkii, 118 Parsel, 1370 adada kayıtlı taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunun işletmesinin davalı şirkete verildiği, taraflar arasındaki akdi ilişki, temerrüt tarihi ve dava tarihi itibariyle karşılıksız çekten kaynaklanan 8.903,85 TL, protestolu senetlerden kaynaklanan 23.526,67 TL olmak üzere toplam 32.430,52 TL davacı alacağının sabit olduğu anlaşıldığından karşılıksız çekten kaynaklanan 8.903,85 TL, protestolu senetlerden kaynaklanan 23.526,67 TL olmak üzere toplam 32.430,52 TL alacak talebinin 28.11.2000 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilinin gerektiği,
davacının talepleri arasında 24.098,37 TL tutarında vade farkı alacağı da bulunuyorsa da taraflar arasındaki 16.07.1996 tarihli Akaryakıt İstasyonu İşletme Sözleşmesinin 5/1. maddesinde geç ödeme halinde aylık gecikme faizi talep edilebileceği hükme bağlanmış olmakla birlikte anılan sözleşmede vade farkı konusunda herhangi bir hükme yer verilmediği,
hal böyle olunca davacının vade farkı talep edebilmesi için taraflar arasında bu konuda teamül halini almış fiili bir uygulamanın bulunup bulunmadığının saptanması gerektiği ancak teamülün mevcut olduğunun kabulü için en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafça itirazsız ödenmiş olması gerekmesine rağmen davacının ticari defterlerinde 1997,1998 ve 1999 yıllarında itirazsız ödeme kaydı ile 6 adet vade farkı faturasının kayıtlı ise de uyuşmazlık konusu vade farkı alacağının talep edildiği tarihe yakın tarihlerde herhangi bir vade farkı faturasına ve bu nedenle yapılmış bir ödemeye rastlanılmadığı,
somut olay bakımından talep edilen vade farkı alacağı yönünden teamül olarak kabulünün mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile karşılıksız çekten kaynaklanan 8.903,85 TL, protestolu senetlerden kaynaklanan 23.526,67 TL olmak üzere toplam 32.430,52 TL alacak talebinin 28.11.2000 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vade farkından kaynaklanan 24.098,37 TL alacak talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2694, K. 2025/3889, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama