KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2753 E., 2025/6258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
- Sayısı
- 2024/203 Esas, 2024/369 Karar
- Hüküm
- Ret
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalının almış olduğu krediye müteselsilen kefil olduğunu ancak davalı şirkete el konulup kayyım atandığını, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde OHAL'in devam ettiğini belirttiğini ancak OHAL'in sona erdiğini, davalı şirketin ortak olduğu iştiraklerin satışından ciddi gelirler elde ettiğini, şirketin alacaklarının tahsil edilirken borçlarının ise ödenmediğini, davacı tarafından yetkililere yapılan başvuruların ise itiraz dilekçesinde de gösterildiği üzere 678 sayılı KHK'nın 37. maddesi gösterilerek reddedildiğini,
davacının 678 sayılı KHK'nın 37. maddesi gereği kefil olduğu borcu ödediğini ancak davalının bu borcu kabul etmediğini, davalının itiraz dilekçesinde gösterdiği sebebin kabulü mümkün olmayıp davalı tarafından sınırsız ve gayri kabulü rücu imkanı tanıyan bir yasal düzenleme de söz konusu olmadığını, aynı doğrultuda aynı şirkete karşı bir diğer ortak olan ... adına başlatılan aynı konulu davada Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/740 E., 2020/856 K. ile ilamı ile davanın kabulüne, itirazın iptaline karar verildiğini ileri sürerek davalının haksız itirazın iptaline,
haksız yapılan itiraz sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete yapılan tebligatın usulsüz olup geçersiz olduğunu, davalı şirketin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) müdürler kurulu tarafından yöneltildiğini ve bu kurulun başkanının ...olduğunu, dava dilekçesinin tebliği yapılan ...'in ise yalnızca müdürler kurulunda üye olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan itirazın borcun esası hakkında yapılan bir itiraz olmayıp yalnızca ödeme yönüyle kefilin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğinden bu yönlü bir itiraz olduğunu, Bolu İcra Dairesinin 2019/80682 E. sayılı dosyasına yapılan beyanın borca itiraz olarak ele alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca icra inkâr tazminatı talebinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının davalı şirketin dava dışı bankadan çektiği krediye kefil olduğu, OHAL kapsamında kefil sıfatı ile davalının Bankaya olan taksitlerini ödediği, işbu davanın rücu davası olduğu anlaşılmakla yukarıda bahsedilen 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Bolu İcra Müdürlüğünce 2019/80682 E. sayılı dosyasında yapılan ilamsız takibe ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2753, K. 2025/6258, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama