KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2988 E., 2025/4419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1677 E., 2024/593 K.
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/314 E., 2020/17 K.
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .. İlçesi, ...
Köyü, 4230 ada 6 parselde kayıtlı taşınmazın 22.07.2013 tarihinden itibaren maliki olduğunu, kaldırılmasını istedikleri ipotek haklarının işbu taşınmaz üzerinde davalı şirket lehine tesis edildiğini, davalının, dava dışı bayiler ile muhtelif tarihlerde akaryakıt bayilik sözleşmeleri, bayilik protokolleri ve bu sözleşmelere bağlı taahhütnameler imzaladığını, akaryakıt istasyonu üzerinde son olarak davalı ile dava dışı ... Akaryakıt Gıda İnşaat Tur. Nak. Tic. Paz. Ltd.
Şti. (...) arasında 17.09.2010 tarihli, 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolü imzalandığını, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin 17.09.2015 tarihinde 5 yıllık sürenin dolması ile sona erdiğini, davalının buna rağmen haksız ve hukuka aykırı şekilde ipotekleri kaldırmadığını ileri sürerek anılan taşınmaz üzerinde davalı lehine tesis edilmiş, 1. dereceden 21.11.2003 tarih, fekki bildirilinceye kadar (FBK) süreli, 300.000,00 TL bedelli.
2. dereceden 16.06.2008 tarih, FBK süreli, 200.000,00 TL bedelli ve 4. dereceden 04.11.2010 tarih, FBK süreli 350.000,00 TL bedelli ipoteklerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin bayilik sözleşmesi sebebiyle doğmuş ve doğacak hak ve alacakların teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiğini, sözleşmeden doğan borçların yerine getirilmediğini, zira 6 farklı istasyon bayiliğinden kaynaklı borcun mevcut olduğunu, bu sebeple ipoteğin kaldırılması talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, uyuşmazlığın davacının, dava dışı ... Grup Akaryakıt Gıda İnş. Turz. Nak. Tic. Paz. Ltd. Şti. (...), ... ... ... Akaryakıt Paz. San. Tic. Ltd. Şti. (... ...); ... Akaryakıt ... Paz. San. ve Tic. Ltd.
Şti. (...) ve ... bayilerinin cari hesap ve sair hususlardan kaynaklanan borçlarına garantör ve kefil olup olmadığı, garantör ve kefil olmuş ise davalının dava dışı bu şirketlerden ve ayrıca davanın tarafları arasındaki ticari ilişkiden dolayı davacıdan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa tutarının ne kadar olduğu, dava konusu taşınmazın eski maliki ...’ın kefil ve garantörlüğü ile taşınmaz üzerinde tesis edilen ipotek işleminden dolayı davacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bu çerçevede davacıya ait taşınmaz kayıtları üzerindeki ipoteklerin fekkinin gerekip gerekmediği noktalarında olduğu,
davalı şirketin akaryakıt satış ve servis istasyonu ile ilgili ticari ilişki çerçevesinde, dava tarihi itibarıyla, dava dışı ...’dan 21.679,44 TL, dava dışı ... ...’dan 60.700,38 TL, dava dışı ...’ten 71.129,53 TL alacağının bulunduğu, buna karşılık dava dışı ...’a 86,53 TL borçlu olduğunun belirlendiği,
davacının davalı şirket lehine tesis edilen ipotek işlemleri ile birlikte dava konusu taşınmazı satın alması nedeniyle sorumlu olacağı, eski malik ...’ın gerek asaleten, gerek kefaleten ve gerek garantör sıfatıyla her ne sebeple olursa olsun cezai şart da dahil olmak üzere belirtilen şirketlerin doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davalı lehine taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettiği, dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen ipotek nedeniyle davalı şirketin dava dışı ..., ... ... ve ...’in dava tarihi itibariyle cari hesap alacağının bulunduğu, adı geçen şirketler tarafından borçlarının davalıya ödenmediği,
her ne kadar dava dışı ...’ın davalı şirkette cari hesap borcu bulunmamakta ise de, bu şirketin ... ve ...’in borçlarından dolayı da davalı şirkete müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumluluğunun bulunduğu, dolayısıyla ipotek işlemlerinin iptal edilemeyeceği, anılan şirket borçlarından dolayı eski malik ...'ın mülkiyet hakkını ve buna bağlı borçları devralan ...'ın sorumluluğunun devam ettiği, tüm borçlar ödenmeksizin dava konusu taşınmaz üzerine konulan ipoteklerin iptali isteminin yersiz görüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ile dava dışı ..., dava dışı ... ve dava dışı ... arasında ayrı ayrı bayilik sözleşmeleri ve ekleri olan protokoller ile kefaletnameler düzenlendiği, dava konusu taşınmazın davacıdan önceki maliki ...’ın davalı ile dava dışı bu şirketlerin gerek asaleten gerekse kefaleten her ne sebeple olursa olsun cezai şartlar da dahil olmak üzere doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davalı lehine dava konusu taşınmaz üzerinde 1., 2. ve 4. derecelerde süresiz üst sınır ipoteği tesis ettirildiği,
henüz doğmamış, gelecekte doğacak bir alacak dahi ipotekle teminat altına alınmış olduğundan ticari ilişki devam ettiği sürece bu dönem içerisinde doğan alacağın sona ermesi yani bir kısım borcun ödenmesi ile ipoteği sona ermeyeceği, alacaklı ile borçlu arasındaki borç ilişkisi, ticari ilişki devam ettiği sürece ipoteğin de şekli ve maddi anlamda varlığını koruyacağı, taşınmaz malikinin değişmesinin borçlunun şahsında bir değişiklik oluşturmayacağı, yeni malik olan davacının da sorumlu olacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı bayiler ... ve ...’in borçlarının davalıya ödenmediğinin,
dava dışı ...’ın ise davalı şirkette cari hesap borcu bulunmadığının belirtildiği, ancak dava dışı ...’ın dava dışı diğer bayiler ... ve ...’in borçlarından dolayı davalı şirkete müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, tesis edilen üst sınır ipoteğinin dava dışı bu şirketlerin kefaleten doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere kurulduğu, ipoteğin fekkinin yasal koşullarının oluşmadığı,
ipotek akdinin süresiz, üst sınır ipoteği olması ve doğacak alacakları da kapsaması nedeniyle ticari ilişki devam ettiği sürece bu dönem içerisinde doğan alacağın sona ermesinin yani bir kısım borcun ödenmesinin ipoteği sona erdirmeyeceği, alacaklı ile borçlu arasındaki borç ilişkisinin, ticari ilişki devam ettiği sürece ipotek de şekli ve maddi anlamda varlığını koruyacağından Mahkemece depo kararı verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı lehine tesis edilmiş ipoteklerin kaldırılması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2988, K. 2025/4419, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama