KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3007 E., 2025/6919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1059 Esas, 2025/193 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki kömür ticaretine istinaden davacı şirketin davalıdan çeşitli dönemlerde aldığı ve alacağı kömür bedellerine karşılık davalıya ait olan ve müvekkilinde bulunan çeşitli bankalara ait pos cihazlarından çekilmek suretiyle, çekler verilmek, banka havaleleri yapılmak, elden makbuz karşılığı ödemeler yapmak suretiyle ödemeler yaptığını,
ancak müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin karşılığı olan kömürün davalı tarafından müvekkiline teslim edilmediğini davalının elinde bulunan çekler nedeniyle davacı hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile %40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği kömürlerin teslim edilmediği yönündeki tüm iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davacı borçlunun borçlarını tasfiye etmek amacıyla çekleri keşide ettiğini savunarak davanın reddi ile % 40'tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 11.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda davalının, davacı tarafça verilen çeklerin davacıya iade edilmesi sebebi ile alacaklı göründüğü, ancak çeklerin davacıya teslimine dair bir kaydın bulunmaması sebebi ile davacının haklı olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de; davacı tarafından tutulan kayıt ve belgelerin yasal koşullara uygun olarak tutulmaması sebebi ile davacı lehine delil olarak değerlendirilemeyeceği, davacı tarafın bağlantı sözleşmeleri ile iddialarını kanıtladığı savında ise de;
anlaşma altındaki çek ile avans olarak yapıldığı iddia olunan ödemelerin 30.07.2008 keşide tarihli, 60.000,00 USD bedelli, 30.08.2008 keşide tarihli, 80.000,00 USD bedelli, 30.09.2008 keşide tarihli, 80.000,00 USD bedelli, 30.10.2008 keşide tarihli, 80.000,00 USD bedelli olarak belirtildiği, banka ismi, çek seri numarası gibi ayırıcı özellikleri belirtilmediği, anlaşma üzerindeki çek bedelleri ile davaya konu edilen çek bedellerinin de uyuşmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bedelsiz kalan çek bedellerinden dolayı davacının, davalıya borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3007, K. 2025/6919, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama