KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3094 E., 2025/6672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/219 Esas, 2025/638 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabul kısmen reddi
Karar Metni
770 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin elektrik transformatörler için tekerlek üreten ve bu ürünü pazarlayan bir şirket olduğunu, İtalya'da bu ürünü yaratabilmek için uzun yıllar boyunca emek, mesai ve para harcayıp elektrik transformatörler için kullanılmak üzere davaya konu ürünü Türkiye dahil uluslararası piyasaya süren ilk firma olduğunu, tekerleğin teknik özelliğinin ise demir dökümden değil naylon/fiber glasstan yapıldığını, göbeği her istenilen ağırlığa uygun olacak şekilde tekerleklerin piminin demir borudan yapıldığını, davalı şirketin, davacının ürettiği ürünü iltibasa neden olacak şekilde taklit ederek ürettiğini,
davacının kataloglarını dahi birebir kopyalayarak davacının satış yaptığı şirketlere ürünleri pazarlamak suretiyle müvekkilinin mesleki itibarı ve ticari faaliyetlerinin zarar görmesine sebebiyet verdiğini, davalıya gönderilen 15.10.2014 tarihli mektup ile ihlale son verilmesinin talep edildiğini ancak bildirimin akabinde davalının ürünü kendi tasarımı gibi Türkiye'deki endüstriyel tasarım tescillerinde uygulanan incelemesiz sistemden yararlanarak 18.11.2014 tarihinde 2014/07869 tescil numarasıyla tescil ettirdiğini, müvekkilinin tasarımın gerçek hak sahibi olduğunu,
tasarımının davalı şirket tarafından gasba uğraması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 71. maddesi gereğince davacının tasarım hakkından doğan diğer hakların saklı kalması kaydıyla tasarım sahipliğinin kendisine devredilmesi gerektiğini, müvekkilinin ticari itibarı zedelendiğinden büyük bir üzüntü duyduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakların saklı kalması kaydıyla davalı şirket adına tescilli 2014/07869 sayılı tasarımın gerçek sahibinin davacı şirket olduğunun tespitine, davalının tasarım gasbı sebebiyle tescilin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine aksi halde tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesine,
davalının muhtemel tecavüz fiillerinin önlenmesine, tecavüzün durdurulmasına, ürünlerin üretiminde kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına, davacının uğradığı zararın tespiti ile şimdilik 40.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tescilli bir tasarımı olmadığı gibi başkaca bir sınai hakkı da bulunmadığını, davalının da davacı gibi uzun yıllardır trafolarda kullanılan birçok tip tekerlek ürettiğini, demir döküm tekerleklerin kullanım sonucu paslandıklarını, üzerine boya yapılsa dahi boyanın aşındığını ve paslanmanın devam ettiğini tespit ettiklerini, müşterilerden gelen talep üzerine,
fizibilite çalışması yapıldığını, ürünlerde iyileştirilme yapılması gerektiği kanaatine varıldığını, paslanma probleminin oluşmasını engellemek için plastik malzemeden yapmaya başladıklarını, var olan tekerleği yeni bir malzeme ile üreterek hem maliyeti düşürdüklerini hem de müşteri memnuniyetini sağladıklarını, davalının yarattığı yeni ürün için Türkiye'de herhangi bir tescil olup olmadığının araştırıldığını, kayıtlarda aynı/benzer ürüne rastlanmayınca da tasarım tescil belgesi müracaatı yaparak 2014 yılında belge aldığını,
davacının hak iddiasında bulunduğu ürünün 1992 yılında Deutsche Norm olarak yayınlanan standart ürünün aynısı olduğunu, davacının her ne kadar SMK'nın 77. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine dayanarak hükümsüzlük talep etmiş ise de somut olayda 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) uygulanması gerektiğini, müvekkilinin tescilli ürününü yaratırken birçok ürün incelediğini ve birçok firma ile görüştüğünü, aksesuarların geliştirildiğini, davacı firmanın davalı firma ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamı dışında bırakılan tasarımın hükümsüzlüğüne ve maddi tazminata ilişkin kısımlarda yeniden inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, tescilli bir tasarıma dayalı kullanımların kötüniyetli tescil olmadığı müddetçe tasarıma tecavüz oluşturduğundan bahsedilemeyeceği ve eylemin haksız rekabet de oluşturmayacağı, davalı adına tescilli olan tasarımın hükümsüzlüğünün kötüniyete dayanmaması ve davalının tescilli tasarımının, hükümsüz kılınıncaya kadar mülga 554 sayılı KHK hükümlerine göre korunması karşısında,
davacının tecavüz nedeniyle manevi tazminat talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli bulunan 2014/07869 tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarımın hükümsüzlüğü, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3094, K. 2025/6672, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama