KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/311 E., 2025/5398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/689 Esas, 2024/1906 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/10 E., 2021/221 K.
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının “...” markasının gerçek hak sahibi olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/6. maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davacının “...” markasını, eskiye dayalı kullandığının ekte de yer alan domain başvurusunda sabit olduğunu, markanın tescil edilmesi nedeniyle hükümsüzlük davası açma hakkının bulunduğunu, “...” markasının davacı tarafından yaratılıp, uzun yıllardır yapılan emek ve kaynak harcamaları sonucunda piyasada tercih edilen, meşhur bir marka haline geldiğini, davacının 04.10.2013 tarihinden itibaren “...” markasını kullanıp,
kurumsal domain uzantısına sahip olduğunu, büyük emek sarf ederek ortaya çıkardığı markayı büyüttüğünü, geliştirdiğini ve tercih edilen bir web sitesi haline getirdiğini, “...” markasını piyasada maruf hale getirmesi ve bu durumun ötesinde, hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru tarihinden çok önce piyasada aktif faaliyet göstermesi sebebiyle davacının, “...” markasının gerçek hak sahibi olduğunu ve korunması gereken üstün bir hakkının mevcut olduğunu, davalının SMK’nın 6/9. maddesi uyarınca kötüniyetli olduğunu,
dava konusu 2020/42032 kod numarası ile davalı taraf adına tescili bulunan “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 30.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne, davanın kabul edilmesi halinde, mahkeme ilamının Türkiye’de tirajı en yüksek 3 gazetede yayın ve ilanına, masrafların davalı yandan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilişim uzmanı bilirkişi tarafından ... alan adlı internet sitesi üzerinde yapılan incelemede bu internet sitesinin alan adını tescil ettirenin ... olduğu tespit edilmişse de, "sağlamindir" markasının tescilsiz olarak kullanıldığına dair davacı tarafça dosyaya sunulan bir kısım faturaların ve dökümü sunulan banka hesaplarının davacının da ortaklarından biri olduğu dava dışı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde kurulmuş olan ...
Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi'ne ait oldukları, davacı adına kesilen 22.12.2019, 15.08.20 19... .03.2020 tarihli üç adet fatura örneği sunulduğu, davacıya ait ticari kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığından bu faturaların gerçek olup olmadıklarının da tespit edilemediği, sunulan bu delillerin davalının marka tescil başvurusundan önce davacının Türkiye'de "sağlamindir" markasını tescilsiz olarak kullanmak suretiyle bilinir hale getirdiğini kanıtlamak için yeterli olmadığı, "sağlamindir" markasının ve internet sitesinin ayrı bir tüzel kişiliği olan dava dışı ...
Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, alan adının davacıya ait olmasının marka üzerinde tescilsiz kullanım nedeniyle hak sahibi olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığı, zira alan adı ile marka haklarının tamamen birbirlerinden farklı oldukları, markanın davacı tarafından Türkiye'de davalının marka tescil başvuru tarihi olan 16.04.2020 tarihinden önce tanınır hale gelecek şekilde kullanıldığının ispatlanamadığı, davalının markası ile davacının hak iddia ettiği "sağlamindir" markaları benzer markalar ise de, davalının markasını kötüniyetle tecsil ettirdiğinin de ispatlanamadığı,
yalnızca markaların benzer olmasının ve davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin davalının ortağı olduğu şirketin ticari faaliyeti kapsamında olmasının davalının kötüniyetli olduğunu kanıtlamak için yeterli olmayacağı, davacının hak iddia ettiği markanın Türkiye'de tanınır hale gelecek şekilde kullanıldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurmak suretiyle markanın ihdas edeninin davacı olduğu, daha sonra ortağı ve yetkilisi olduğu şirkete verdiği izinle markanın kullanıldığı anlaşılmakla, dava dışı şirketin kullanımı markanın ihdas ve istimal edeninin davacı olduğunu değiştirmeyeceğinden mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddi kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle marka hükümsüzlüğü yönünden davanın kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalıya ait ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini ile haksız rekabet nedeniyle manevi tazminatın tahsiline ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/311, K. 2025/5398, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama