KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3112 E., 2025/6654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/410 Esas, 2024/526 Karar
- Hüküm
- Kabul
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin“...” ibareli tanınmış markaları bulunduğunu, davalı tarafından yapılan 2018/05636 sayılı tasarım başvurunun reddi gerekirken aksi şekilde karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvuruya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek davaya konu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı gerçek kişi vekili cevap dilekçesinde; tarafların iş kolunun tamamen farklı olduğunu, müvekkiline ait tasarımların davacıya ait marka ve tasarımlarla ayırt edilemeyecek kadar benzerlik göstermediğini, müvekkiline ait tasarımların görseli ile davacıya ait marka görsellerinin benzer ve karıştırılma ihtimalinin olmadığının açıkça ortada olduğunu, müvekkiline ait tasarımların kendine has ve özgün olup herhangi bir markanın etkisinde kalınarak ya da bir başka markadan esinlenerek yapılmış bir tasarım olmadığını, bu sebeple müvekkilinin kendine özgün ve gerekli nitelikte ayırt edicilik sağlanmış tescilli tasarımlarının hükümsüzlüğünün istenmesinin kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, tasarımlar incelendiğinde, kanunda belirtilen tasarım tanımına uymadığı, bu tasarımların uygulanacakları ürünlerle ilgili olmayacakları, ancak üzerine konulduğu mal veya hizmetin hangi teşebbüse ait olduğunu, yani üzerine konulduğu mal ve hizmetin hangi tesşebbüsten geldiğini gösterdiği,
bu durumda yani tasarımların mal ve hizmette kullanıldıkları, markanın köken gösterme fonksiyonunu yerine getireceği, bir an için bu işaretlerin tasarım olabilecekleri kabul edilse dahi davacının önceden farklı renklerde tescilli markaları karşısında yenilik ve ayrıt edicilik unsurlarını bulundurmadığı, davalı tasarımlarının renk ve kelimeden oluşmaları hükümsüzlük sebebi olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 77. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, başkasına ait fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanılmasını oluşturduğu,
zira söz konusu tasarımlar uygulanacağı malla ilgili olmayıp o malın hangi teşebbüsten kaynaklandığını göstereceğinden böyle bir kullanım markasal kullanım olacağı, davacının itiraza mesnet markaları karşısında marka olarak tescil ettirilmesi mümkün olmadığı anlaşılan işaretlerin tasarım olarak tescil ettirilmek istenmesinin tescil başvurusunda kötüniyetin olduğunu gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve davalı tasarımlarının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı Kurum vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3112, K. 2025/6654, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama