KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3117 E., 2025/7588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/143 Esas, 2025/283Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
1.006 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirket ortağı olduklarını, müvekkillerine herhangi bir tebligat yapılmaksızın 24/02/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında dava dışı ...'in davalı şirketi münferiden temsile yetkili kişi olarak atandığını, bir kısım müvekkillerinin toplantıdan haberdar olmaları üzerine yeni seçilen temsilciyi ihtarname keşide ederek şirketin kazanılmış haklarının kaybedilmemesi ve şirket zararına hareket edilmemesi konusunda ikaz ettiklerini, sonrasında anılan genel kurul kararının butlanı, olmadığı takdirde iptali talebiyle dava açtıklarını,
anılan temsilci tarafından verilen vekaletname ile açılan iki davada davalı şirket yararına tapu iptal ve tescil kararı alındığı halde bu davalardan feragat edildiği bilgisi alındığını, ancak ticaret mahkemesine açılan davanın niteliği gereği feragatin hüküm ve sonuç doğurmaya elverişli olmadığını, yeni şirket temsilcisinin şirketi zarara uğratmaya yönelik işlemlerde bulunduğunu, davalı şirketin 08/09/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında müvekkillerinin karşı oyları ve muhalefet şerhlerine karşı oy çokluğuyla davalı şirket tarafından ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davadan feragat edilmesine karar verildiğini, anılan kararın dürüstlük kuralına, şirket sermayesinin korunmasına ve ortakların menfaatlerine aykırı olduğunu, feragat edilen davanın anonim şirketlerde genel kurulun devredilen görev ve yetkilerinin düzenlendiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 408/2-f hükmünde belirtilen önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı nedenine dayalı olduğunu, genel kurul kararı alınmaksızın yapılan satış nedeniyle tapu iptali ve tescil isteminde bulunulduğunu,
feragat edilen davada davalı şirket lehine tescil kararı verilen taşınmazların şirketin önemli miktarda mal varlığı niteliği bulunduğu gibi faaliyetlerini yürüttüğü işletmesi olduğunu, feragat edilen davanın karar gerekçesinin önemi de dikkate alındığında feragata dair genel kurul kararının şirketin temel yapısını bozmaya, sermayenin korunmasına ilişkin hükümlere aykırılık teşkil ettiğinin anlaşılacağını, genel kurul kararının şirketin bütün faaliyetlerini sona erdirecek nitelikte olduğunu, sermayenin korunamaz hale geldiğini,
genel kurul kararının butlanla sakat olduğunu belirterek davalı şirketin 08.09.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/371 E. sayılı dosyası kapsamında açılan davadan feragat edilmesine ilişkin alınan kararın butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tapu iptal tescil davası müvekkili şirket lehine neticelenmişse de taşınmazı zamanında satın alan ilgili davanın davalılarının taşınmaz üzerine güncel değeri itibarıyla dava konusu taşınmazın kıymetinin 4 veya 5 katı kıymetinde yapılar inşa ettiğini, bu taşınmazlara ilişkin değerleme raporlarının karara konu dava dosyasında bulunduğunu, müvekkili davayı kazanmış olsa da taşınmazın üzerine yapılan yapılar ve üretilen kıymetlerden dolayı davalılara karşı sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında borçlu olma durumuyla karşı karşıya olduğunu,
müvekkili aleyhine muhtesatın aidiyeti ve munzam zararların tazmini davalarının açılacağını, bu dava açıldığında müvekkili aleyhine neticelenmesi halinde yalnızca yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahi müvekkilinin mahvına sebebiyet vereceğini, şirketin varlığının korunması ve faaliyetin devamının sağlanmasının amaçlandığını, feragat edilen davalarda davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, müvekkili şirketin menfaatlerinin korunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/371 E., 2022/547 K. sayılı kararı ile TTK'nın 408/2-f hükmü gereğince şirketin önemli malvarlığı değerinin satışı hususunda genel kurul kararı alınmasının emredici nitelikte olduğu, bu kararın alınmaması nedeni ile tapu iptal tescil isteminin kabulüne karar verildiği, işbu davada butlanı talep edilen genel kurul kararında ise ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen ve karara bağlanan davadan feragate yönelik olduğu, bu hususta genel kurul kararı alındığı, esasen bu feragat yetkisi ile TTK'nın 408/2-f hükmü gereğince emredici nitelikteki genel kurul yetkisinde olan ve işlemin tesis edildiği anda geçersiz bulunan bir işleme sıhhat kazandırılmasına yönelik olduğu, geçersiz bir işleme bu yolla sıhhat kazandırılamayacağı, yeniden genel kurul tarafından karar alınarak yeni bir işlem tesisi ile bu işlemin sıhhat kazanabileceği, bu anlamda emredici nitelikteki TTK'nın 408/2-f hükmünün aynı zamanda sermayenin korunması hükümlerinden olduğu,
bu hükme aykırı olan işlemin butlanı gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 08.09.2023 tarihli olağanüstü genel kurulunun 3 numaralı kararının TTK'nın 447/1-c hükmü uyarınca batıl olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 08.09.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3. maddesiyle alınan kararın butlanının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince önceden alınan yönetim kurulu kararının yok hükmünde olması nedeniyle sonradan buna icazet verilemeyeceğinden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dava konusu 08.09.2023 tarihli genel kurulun 3 numaralı kararının, davalı şirketin davacı olduğu, ...
Asliye 8. Ticaret Mahkemesi’nin 2020/371 E., 2022/547 K. sayılı dosyasında görülen ve şirkete ait taşınmazın devrinin geçersizliği ile şirket adına tescilini konu alan davadan feragat edilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu karar, daha önce yönetim kurulunca alınan kararın sonucunu kabule ilişkin olduğundan işleme icazet niteliğindedir.
Başka bir ifadeyle dava konusu karar, genel kurulun iradesinin yönetim kurulu kararının yetkisine icazet verildiği anlamında tezahür etmiştir. Öte yandan esasen dava konusu karar, yönetim kurulunca yetkisiz olarak alınan kararı, TTK'nın 408/2. hükmündeki önemli miktarda şirket varlığının toptan satışının genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunmasına rağmen onaylamayı amaçlamaktadır. Bu itibarla ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/371 E., 2022/547 K. sayılı dosyasında davacı şirket tarafından tapu iptal ve tescile konu edilen iki adet taşınmazın şirketin mal varlığının %58'ini oluşturduğu ve taşınmazın davacı şirketin faaliyet yeri olduğundan TTK’nın 408/2. maddesi uyarınca da şirketin önemli varlığının satışına ilişkin yetkinin genel kurula ait olması karşısında, genel kurulca alınan karar nisabının usul ve yasaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3117, K. 2025/7588, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama