KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3136 E., 2025/7762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1429 Esas, 2025/417 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
1.177 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.12.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar ... Mirasçıları vekili Avukat... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... Ltd.
Şti. arasında 15 yıldır ticari ilişki bulunduğunu, oluşan güven ilişkisi çerçevesinde davalının müvekkiline 1.675.000,00 TL bedelle hammadde temin etmesi karşılığında ödemenin aynı gün tarihli çek ile yapılmasına karar verdiklerini, yazılı sözleşme düzenlemediklerini, cari hesapta görülen 1.676.000,00 TL bedelli çekin 11.05.2018 tarihinde ödenen başkaca bir çek olup dava ile ilgisi bulunmadığını, davalı şirketin ürün faturalarını e-fatura olarak düzenleyip müvekkiline göndererek ürünlerin teslim günü verileceğini bildirdiğini,
davalı şirketin yetkilisi ve ortağı ...'un müvekkili şirketin çalışanı ... ile aynı tarihte 1.675.000,00 TL bedelin ödenmesi için bankada hazır bulunduğunu, müvekkilinin ödeme için 22.06.2018 keşide tarihli 1.675.000,00 TL bedelli çeki keşide ederek çalışanı ...'a teslim ettiğini, fabrikadan ürünlerin teslim teyidinin alınmasını takiben çekin tahsil için ...'a teslim edilmesi konusunda talimat verildiğini, banka şubesinde malların henüz hazır olmadığını beyan eden ...'un çekin verilmesi halinde malı hazırlatacağını söylediğini, müvekkilinin çalışanın bu talebi reddettiğini,
o sırada ... şirket yetkilileri ile görüşürken ...'un bankoda bulunan çeki alarak kaçtığını, bu olayın CD kaydının bankada olduğunu, müvekkilinin çekin iptali için dava açtığını, Mahkemece çekle ilgili tedbir kararı verildiğini, ...'un parayı tahsil etmek için davalı şirket adına keşide edilen çeki önce kendisine sonra da annesi ...'a ciro ederek vekalet ile bankadan tahsil etmeye çalıştığını ileri sürerek dava konusu çek sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, çekin müvekkiline iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davacının dava konusu çeki ödeme maksadıyla müvekkiline teslim ettiğini, davacının malların teslim edilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacıya keşide edilen faturaların usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş irsaliyeli faturalar olduğunu, davacıya tebliğ edilen faturalar itiraza uğramamışken çekin tahsil edileceği gün davacının malların teslim edilmediği ve çekin çalındığına ilişkin asılsız iddialarda bulunduğunu, ciro zincirinde bir sorun olmadığını, tarafların ticari defterlerinin incelemesi halinde müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunun tespit edileceğini, davacının süresinden sonra faturalara itiraz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin çekin yetkili hamili olduğunu, alacağına istinaden dava konusu çeki aldığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çek mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup çeklerin avans olarak verildiğinin ispat yükü menfi tespit isteminde bulunanda ise de taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu kabul edilmiş olup sözleşme ilişkisi kapsamında teslim edilmesi gereken malların da davacının kabulünde olan faturalara konu mallar olduğu, davacı tarafça, davalı ile aralarındaki temel ilişki ispatlandığından, taraflar arasındaki alım-satım sözleşmesine dayalı olarak verilen çek bedeline hak kazanıldığının ispat yükünün davalı şirkete ait olduğu,
davacının çeke dayanak faturaları, 8 günlük yasal süreden sonra iade ettiği ve ticari defterine kaydetmediği, davalı şirketin faturalar karşılığı alınan çeki defterine dava ve icra takibinden sonra işlediği, malın teslimine ilişkin de davalı şirket tarafından düzenlenen 01.06.20 18... .06.2018 tarihli faturaların da e-fatura şeklinde düzenlendiği, söz konusu faturaların üzerinde "irsaliye yerine geçer" bilgisinin yazıldığı, e-faturalarda düzenleme zamanın yer almadığı, kağıt çıktının satıcı veya yetkilisi tarafından imzalanmadığı,
irsaliyenin teslimi ispatlayabilmesi açısından alıcı davacıya teslimi ispat bakımından davacı yetkilisinin ya da çalışanın imzasını içermediği, teslime ilişkin sevk irsaliyesi veya taşıma irsaliyesi gibi başkaca da belge ibraz edilmediği, tüm bunlara göre sözleşme ilişkisi kapsamında çek karşılığında teslim edilmesi gereken malların tesliminin ispat edilemediğinin anlaşıldığı, davacı faturaları yasal süreden sonra iade etmiş ise de bu durum sadece taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini ispatlayıcı nitelikte olup, malların teslimine ilişkin karine oluşturmadığı,
tüm bu hususlara göre davaya konu çek nedeniyle davacının, davalı şirkete borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının dava konusu çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu çekin davalı şirket yetkilisi davalı ...'un bankanın bankosunda bulunan çeki davacı şirket çalışanı ...'ın rızası dışında alıp kaçmak suretiyle dava konusu çekin hırsızlık eylemi sonucu ellerinden çıktığına yönelik iddianın ceza mahkemesinde yapılan maddi vaka tespitleri sonucu yerinde olmadığının anlaşıldığı, davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen e-faturaların davacı tarafa fatura tarihlerinde gönderildiği, davacının yasal 8 günlük süre içerisinde itiraz edip iade etmediği,
yasal süreden sonra 25.06.2018 tarihli ihtarname ile iade ettiği, iade edilen faturalara konu malların teslim edilmediği ve davaya konu çekten dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının ileri sürüldüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207/2 hükmü gereği asıl olanın peşin satış olduğu, kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verileceği, dava konusu çekin rıza dışı davalı tarafça ele geçirildiği,
çek bedeli kadar davalı tarafça mal teslim edilmediği ve çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, davalı tarafın aksi yöndeki savunmasının, ispat yükünü değiştirmeyeceği, ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddianın usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerektiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dava değeri ve davanın mahiyeti gereği tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafça, dava konusu çekin rıza dışı davalı tarafça ele geçirildiği,
çek bedeli kadar davalı tarafça mal teslim edilmediği ve çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle ispatlanamamış olup Mahkemece bu tespitler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek davalıda olduğu kabul edilip yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı,
Mahkemece ara karar ile ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu kararın icra dosyasında infaz edildiği gözetildiğinde davalı ... mirasçılarının tazminat talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı Şirket ile ... vekilinin ve davalı ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, davalı ... mirasçılarının tazminat talebinin kabulü ile dava değeri 1.675.000,00 TL'nin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı ... mirasçılarına verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3136, K. 2025/7762, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama