KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/323 E., 2025/5445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/620 Esas, 2024/1815 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/314 E., 2021/315 K.
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kendisine ait özgün tasarımları olan dekoratif metal dekorasyon ürünlerinin tasarımcısı, üreticisi, satıcısı, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) başvurularının ve ... tescillerinin sahibi olduğunu, kendi tasarımı olan metal aksesuar ürünlerini yine kendisine ait tescilli ... markasıyla www ....com ve www. ....co internet siteleri, şirkete ait yurtiçi ve yurtdışı satış noktaları ve yurtdışı bayileri aracılığıyla tüm dünyada satışa sunduğunu,
huzurdaki davanın davacı tarafından tasarlanıp üretilerek satışa sunulmuş metal dekorasyon ürünlerinin davalı tarafından taklit olarak üretilerek herhangi bir izin alınmaksızın www.... internet platformu üzerinden satışa sunulmuş olması sebebiyle açıldığını, dava konusu tasarımların tescilli olmamalarına rağmen 2016, 2017, 20 18... yıllarında tasarlanarak dekoratif metal tablo ve saat haline getirildiğini, tasarımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 569/2 hükmünce tescilli tasarım gibi korunduğunu, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 54/2 hükmüne de aykırı davrandığını,
ileri sürerek davalı tarafın haksız rekabeti neticesinde uğranılan zararın tespitini, dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiziyle birlikte. SMK'nın 151/2/a ve 151/4 hükümlerince hesaplanacak tazminattan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, taklit ürünlerin üretim ve satışının durdurularak söz konusu tecavüzün men'i ve ref'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yer sağlayıcı olduğunu, yer sağlayıcının hukuki sorumluluğuna gidilebilmesi için “uyar-kaldır' metodunun uygulanması zorunlu olduğunu, halbuki davacının huzurdaki davayı açmadan önce herhangi bir uyarıda bulunmadığını, arabuluculuk aşamasında dahi hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği, içerikleri belirtmekten imtina edip kötüniyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, davalı şirketin ticari faaliyetlerini gerek tüketiciler gerek sektör çapında yüksek bilinirliğe sahip www.... internet sitesi üzerinden sürdürdüğünü,
giyimden ayakkabıya aksesuardan kozmetiğe birçok ürünü kendisine ait bahse konu internet sitesi aracılığı satışa sunulmasını sağladığını, davaya konu ürünlerin satıcısı konumunda olmayıp, ticari faaliyetini www. ... alan adlı internet sitesinden “marketplace” (pazaryeri) modeliyle yürüttüğünü, müvekkili şirketin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurum nezdinde “Yer Sağlayıcı Faaliyet Belgesi” ile sektörde yer sağlayıcı hizmetini sağlayarak faaliyetlerini devam ettirdiğini,
internet sitesinde pazaryeri butiklerinde üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan marka haklarına tecavüze ilişkin hukuki ve/veya cezai sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu ürünler bakımından ürünlerin satıcısı olmadığını, davaya konu hususların haksız rekabet yaratmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafın tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmayan, anonim tasarımlar olduğunu, SMK hükümleri uyarınca koruma altına alınabilecek olan tasarım özelliklerini taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bildirimlerin davalının zorunlu olarak dikkate alması gereken ihtar olarak kabul edilemeyeceği, davalının mevzuat kapsamında yer sağlayıcı olarak tasarım tecavüzü ve haksız rekabet iddialarından sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tescilsiz tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ve maddi tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/323, K. 2025/5445, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama