KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3263 E., 2025/6576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/79 Esas, 2025/7 Karar
- Hüküm
- Kısmen Kabul
Karar Metni
743 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/55 D.İş sayılı dosyası ile davalının, müvekkil şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli 2013/08479-3, 2015/00674- 45... ... no.lu tasarımlarının aynısını kataloğunda sergilediğini ve satışa sunduğunun tespit edildiğini, davalının hukuka ve etik kurallara aykırı eylemleri nedeni ile müvekkili maddi ve manevi zarara uğradığı gibi elde edebileceği kazançtan da mahrum kaldığını ileri sürerek davalı eyleminin endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine,
tecavüz fiillerinin men'ine, ref'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi ve 230.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.03.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 98.968,56 TL'ye yükseltmiştir.
2.Davacı vekili bilahare 02.12.2024 tarihli 2. ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 268.318,28 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu halıların üreticisi olmadığını,müvekkilinin başka bir firmaya yaptırdığı halılar üzerinde var olan desenlerin yıllardır halı üretiminde çoğu üretici tarafından kullanılan alışılagelmiş desenler olduğunu,uyuşmazlık konusu halılar arasında gerek desen biçimleri ve boyutları gerekse kalite düzeyleri arasında gözle görülebilen bariz farklılıkların mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının üretim ve satışına konu halıların davacının tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davacının yoksun kaldığı kârın 268.318,28 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının satışa sunduğu ve sattığı halı ürünlerinde davacıya ait çoklu tasarımlara tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, tecavüz teşkil eden ürünlerin toplanarak imhasına ve tecavüzün giderilmesine, seçim yöntemi kapsamında 268.318,28 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi zararın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi zarar talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarıma tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda, davacı, kendisine ait tescilli endüstriyel tasarımlarının aynısının kataloğunda sergilenerek satışa sunulduğundan bahisle davalı eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile maddi ve manevi tazminat talep etmiş, maddi tazminat talebini 07.03.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 98.968,56 TL'ye yükseltmiş, davalı davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, Bölge Adliye Mahkemesince davalı taraf istinaf başvurusunun esastan reddine konu kararda, tasarım ihlalinin oluştuğuna, maddi tazminat tutarının net belirlenmesi mümkün olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50. ve 51. maddeleri uyarınca 20.832,00 TL maddi tazminata, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, kararın taraflarca temyizi üzerine, Dairemizce, davalı vekilinin temyiz itirazları reddedilerek, davacı taraf temyizi yönünden, maddi tazminat miktarının, bozma ilamında işaret edilen hususlara riayet edilerek tespiti gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda, davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarı 268.318,28 TL olarak tespit edilmiş, davacı taraf da 02.12.2024 tarihli 2. ıslah dilekçesi ile dava değerini belirtilen miktara yükseltmiş, Mahkemece de davacının bahsedilen 2. ıslah dilekçesi ile talep ettiği tutar üzerinden, manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemiz bozma kararı öncesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafın 03.07.2017 tarihli dilekçesi ile maddi zarar yönünden tazminat talebi 98.968,56 TL olarak ıslah edilmiş olduğundan, bu miktara göre değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken, HMK'nın 176/2 hükmünde yer alan "Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir" düzenlemesi gözden kaçırılarak, HMK'nın 26. maddesi uyarınca, "Hâkim tarafların talep sonucuyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez" yönündeki emredici hükme aykırı olacak şekilde, davacı tarafın 02.12.2024 tarihli 2. ıslah dilekçesinde talep ettiği tutara hükmedilmesi doğru olmamış, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğu da dikkate alınarak kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3263, K. 2025/6576, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama