KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3458 E., 2026/402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/210 Esas, 2025/560 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/8 E., 2021/412 K.
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2018/115566 sayılı "...
KİMYA" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, ancak bu karara yönelik itirazlarının TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, ancak başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden de itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili markalarının tanınmış marka olduğunu, dava konusu markanın tescilinin, müvekkili markalarının tanınırlığını suistimal edeceğini,
müvekkilinin "... kimya" markası üzerinde müktesep hak sahibi olduğunu, başvuru sahibi davalının kötüniyetli bulunduğunu, "...
Kimya" ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının da esas unsuru olduğunu, taraf markaları arasında görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzerlik bulunduğunu, anılan markanın müvekkilinin markaları ile bu denli benzerliğinin halk tarafından da karıştırılma ihtimaline neden olacağını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-6957 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2018/115566 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı süresinde davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu YİDK kararı ile davalının 2018/115566 sayılı marka başvurusu kapsamında bırakılan hizmetler yönünden somut olayda iltibas tehlikesinin oluşmadığı, aynı hizmetler yönünden davacının gerçek hak sahipliği iddiasının da ispat olunamadığı, davalının kötüniyetli başvuruda bulunduğuna dair delilin mevcut olmadığı, yalnızca benzer marka başvurusunda bulunmanın da kötüniyetli başvuru yapıldığını kabule yeterli bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının ispat edilemediği,
davacı yanın, dava konusu markanın tescili kapsamında yer alan hizmetlerde, ticaret unvanını kullandığını gösterir delillerin bulunmadığı, ticaret unvanının kılavuz unsurunun "... Kimya" olmasının, örtüşmeyen faaliyetler açısından davacı lehine ek bir koruma sağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3458, K. 2026/402, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama