KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3521 E., 2025/4624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/924 Esas, 2024/1038 Karar
- Hüküm
- Direnme
- İlk derece mahkemesi
- Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2016/152 E., 2022/162 K.
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma ve şirketin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ortaklıktan çıkma talebnin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine davalının başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.02.2024 tarih ve 2022/7419 Esas, 2024/1381 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararı üzerine yukarıda yazılı tarih ve karar numaralı kararıyla verdiği direnme kararı üzerine Dairemizin 25.02.2025 tarihli 2024/6890 Esas, 2025/1243 Karar sayılı ilamı ile direnme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun), 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan (1086 sayılı Kanun) farklı olarak kanun yolları arasında karar düzeltme müessesesine yer verilmemiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra Yargıtay tarafından 6100 sayılı Kanun uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda verilen kararlara karşı tarafların karar düzeltme hakkı bulunmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteği niteliğini taşıyan başvurusunun reddi gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda, İstinaf ve Temyiz olma üzere iki olağan kanun yolu öngörülmüştür. Mülga 1086 sayılı HUMK’da düzenlenen Karar Düzeltme müessesine ise yer verilmemiştir. Buna rağmen birçok dosyanın, varolmayan bu yöntem üzerinden yeniden Yargıtay’a gönderildiği sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.
Hak arama hürriyeti veyahut mahkemeye erişim hakkı kapsamında Dairemize intikal ettirilen bu tür dosyalar, Dairemiz esasına kaydedilmekle; müteakiben gelen birçok dosyanın, temyiz inceleme sırasını ötelemenin yanı sıra, kararın kesinleşme sürecini de akamete uğratarak; lehine karar verilen tarafı da mağdur etmektedir.
“Dürüst Davranma” başlıklı Türk Medeni Kanun'un 2. maddesi “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” hükmünü amirdir.
Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemelerinin fiilen devreye girmesinden sonra istinaf ve temyiz denetiminden geçen bir kararın her ne ad altında olursa olsun yeniden Yargıtay gündemine taşınması kötüniyetli kanun yolu başvurusu addedilip, talep reddinin yanısıra, para cezası tayinini de gerektirir.
Tartışmalar esnasında; “karar düzeltme ve buna bağlı kötüniyetli başvuruyla ilgili bir yaptırım düzenlenmediğinden disiplin para cezası tayininin” kanunilik ilkesine aykırı olup olmadığı değerlendirilmesi de yapılmıştır.
Neticede, olağan kanunyollarından olan temyiz ve istinaf taleplerinin kötüniyetli yapılması halinde bile ceza öngören kanun koyucunun, kanunda hiç yer almayan “karar düzeltme” yoluna özel yaptırım getirmemiş olmasının yegane sebebinin müessesenin kanun metninde yer almamasından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Doğal olarak kanun metinleri, bünyesinde düzenleyip tarif ettiği hususlara ilişkin düzenlemeler içerir.
Dolayısıyla kanunda hiç yer almayan ve dolayısıyla kötüniyetin en bariz şekilde tezahür ettiği bu halin yaptırımdan muaf tutulduğu sonucuna varmanınkanunun özü ve ruhuyla bağdaşmayacağı izahten varestedir.
O halde, kötüniyetle istinaf yoluna başvurmaya dair 6100 sayılı Kanun'un 351. ve kötüniyetle temyiz başlıklı 368. maddelerinin atıfta bulunduğu, aynı kanunun 329. madde metinlerinin özünde, mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanıldığı tüm halleri kapsadığı kanaatine varılmakla; haksız ve yersiz talep reddinin yanısıra disiplin para cezasını içeren aşağıdaki hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3521, K. 2025/4624, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama