İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3593 K.2026/582

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2025/3593Karar2026/582Tarih29 Ocak 2026Okuma10 dk · 1.963 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/3593 E., 2026/582 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Ocak 2026
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/444 Esas, 2025/653 Karar
Hüküm
Asıl davanın reddi, karşı davanın kısmen kabulü (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle
İlk derece mahkemesi
Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/95 E., 2022/393 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.963 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli 2010/08677 sayılı markanın, davacı adına tescilli 2003/01411, 2009/53087 sayılı ve dava dışı kişiler adına tescilli 2005/050 33... /01951 sayılı markalar ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmüne göre ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, nitekim 2010/08677 sayılı markanın tescil işlemleri esnasında bu markanın sayılan markalara benziyor olması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 7/1-b hükmüne istinaden Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından reddedildiğini,

davalının bu red kararına karşı açmış olduğu davanın Ankara 4. FSHHM’nin 2011/429 E. sayılı dosyasında yapılan yargılaması sonucunda 2013/21 K. sayılı ilamı ile karşılaştırılan markaların 556 sayılı KHK’nın 7/1-b hükmü kapsamında benzerliğinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle kabul edildiğini ve bu kabul kararının Yargıtay tarafından da onandığını, davacının yokluğunda cereyan eden bu davadan sonradan haberdar olması nedeniyle yargılamanın iadesi talebinde bulunduğunu, bu talebin Ankara 4.FSHHM’nin 2021/362 E., 2022/1 K. sayılı ilamı ile reddedildiğini,

davacının bu karar aleyhine istinaf yoluna başvurduğunu ve istinaf incelemesinin henüz yapılmadığını, taraflar arasında yargıya intikal eden altı ayrı uyuşmazlıkta, davacının 2003/01411 sayılı “...”lı markası ile davalının kendi adına 12, 37, 39... .sınıflara giren emtialar yönünden tescil ettirmek istediği 2007/48251, 2007/48252,

2007/482 55... /48256 sayılı “...”lı markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi hükmü anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olması nedeniyle davalının bahsi geçen markalarının reddi yönünde verilen TÜRKPATENT kararının ihtisas mahkemeleri tarafından yerinde ve doğru bulunduğunu ve kararların Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, bu sefer davalının davacının 2003/01411 sayılı markasının kullanmama nedeniyle iptali talebiyle açtığı davanın Ankara 4. FSHHM’nin 2013/83 E. sayılı dosyasında yürütülen yargılaması sonucunda 2013/160 K. sayılı karar ile.

“Kara taşımacılığı hizmetleri, taşıma komisyonculuğu hizmetleri, özel şoförlük hizmetleri, kara taşıtlarının kiralanması hizmetleri...

Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri” hariç tüm emtialar bakımından kabul edildiğini ve bu kararın Yargıtay incelemesinden de geçerek 10.09.2013 tarihinde kesinleştiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun “davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığı” yönündeki hükmü neticesinde Ankara 2. FSHHM’nin 2015/473 E., 2017/433 K. sayılı ilamı ile verilen karar ile de;

davalının kara ve hava taşımacılığı hizmetlerinde “...” tanıtma vasıtasını kullanmasının davacının 2003/01411 sayılı tescilli markasından doğan haklara tecavüz sayılması gerektiğine ve davacı lehine tazminata hükmolunduğunu, davacının tazminat miktarı konusunda başvurduğu karar düzeltme kanun yolu nedeniyle bu kararın henüz kesinleşmediğini, bütün bu yargı süreçleri devam ederken davalının bu sefer sadece “...” ibaresini değil, tüm ticaret unvanını marka olarak tescil ettirmek üzere gerçekleştirdiği 2010/08677 sayılı dava konusu marka başvurusunun TÜRKPATENT tarafından reddedilmesi üzerine davalının açtığı davanın,

davacının gıyabında Ankara 4. FSHHM’nin 2011/429 E. sayılı dosyasına kapsamında yürütülen yargılaması sonucunda 2013/21 K. sayılı ilamı ile kabul edildiğini, markanın davalı adına tescil edilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraflar arasında yargıya intikal etmiş uyuşmazlıklar sürerken davalının böyle bir marka başvurusunda bulunmasının ve bu markayla ilgili yargılamayı davacıya ihbar etmememesinin davalının kötüniyetinin açık bir tezahürü olduğunu,

davacının davalının “...” ibareli markayı kara ve hava taşımacılığında kullanmasına hiçbir zaman sessiz kalmadığını ve tescilli markasından doğan hakları gerektiği gibi savunduğunu, “kötüniyetin bölünmezliği” ilkesi gereğince dava konusu edilen 2010/08677 sayılı markanın, kapsamına giren tüm emtialar yönünden hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı-karşı davacıya ait 2010/08677 sayılı markanın iddiaların aksine "tanınmış marka" olmadığını, davacının marka tescillerinin davalıdan önceki tarihli tesciller olduğunu,

davalının 2004-2009 yılları arasında savunulduğunun aksine “...” markasını tanıtmak hususunda kayda değer hiçbir çaba göstermediğini, davalının asıl davada hükümsüzlüğü talep edilen markasını kötüniyetle tescil ettirdiğini ileri sürerek 2010/08677 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, daha sonra asıl davasını tamamen ıslah ederek,

davalının davacının 39. sınıfta tescilli 2003/014 11... /53087 sayılı markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer 2010/08677 sayılı markayı aynı hizmetler yönünden tescil ettirmek ve kullanmak suretiyle davacının tescilli markalarından doğan haklarına da tecavüz ettiğini ileri sürerek tecavüzün durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına, davalının 2010/08677 sayılı markasının kötüniyetli tescil nedeniyle tüm sınıflar yönünden SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmü uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2004 yılından bu yana ...’de ticari hava taksisi işletmeciliği, yurt içi ve yurt dışı lojistik işletmeciliği, kara ve deniz taşımacılığı alanlarında faaliyet gösterdiğini, “...” markasını 39.sınıfa giren hizmetlerde ilk olarak 2007 yılında kendi adına TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini, halihazırda “...” ibaresini ihtiva eden 2007/48251, 2007/48252, 2007/48255, 2007/48256, 2010/08677, 2019/93225 sayılı markalarının tescilli olduğunu ve 2004 yılından beri hava, deniz, kara ve demiryolu taşımacılığında kullandığı “...” markasının gerçek hak sahibi olduğunu,

bu markanın davalı-karşı davacı adına tüketiciler nezdinde ayırt edicilik kazandığını, www.sarplojistik.com uzantılı web sitesinin de bu faaliyetler çerçevesinde kullanıldığını, hazırlanan uzman görüşlerinde de “...” markası üzerinde davalı-karşı davacının öncelikli ve kazanılmış bir hakka sahip olduğunun tespit edildiğini, dava konusu edilen markanın davacı-karşı davalının iddialarına mesnet aldığı markalara benzemediği yolunda verilen Ankara 4.FSHHM’nin 2011/429 E., 2013/21 K. sayılı kesinleşmiş kararının somut uyuşmazlık açısından güçlü bir delil niteliğini haiz olduğunu,

karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 5/1-ç hükmünde ifadesini bulan yüksek derecedeki benzerlik şartının gerçekleşmediğini, davacı-karşı davalının kötüniyetli marka tescili iddialarının da somut delillerle ispat edilemediğini, davacı-karşı davalının ıslah ettiği haliyle asıl davada davacı-karşı davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, zira davacının davalının markasının 5 yıldır tescilli olduğunu bilmesine rağmen asıl davayı ancak şimdi ikame etmiş olmasının kötüniyetli bir davranış olduğunu ve hukuken himaye göremeyeceğini savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında ise;

davalının sadece araç kiralama hizmeti verdiğini, 2003/014 11... /53087 sayılı markalarını 39... .sınıflarda kullanmadığını, taşımacılık faaliyetinde bulunmadığını ileri sürerek 2009/53087 sayılı “...” markasının 39. sınıfta yer alan “Kara, deniz ve hava

taşımacılığı hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri.” ve 43’üncü sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil)” şeklindeki mal ve hizmetler yönünden ve 2003/01411 sayılı “... S ŞEKİL” ibareli markanın “Kara taşımacılığı hizmetleri, Taşıma komisyonculuğu hizmetleri, özel şoförlük hizmetleri, Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri” şeklindeki mal ve hizmetler yönünden kullanılmaması sebebiyle kullanılmama hallinin başladığı tarihten itibaren iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın asıl dava yönünden davacının 2003/014 11... /53087 sayılı tescilli markalarına vâki tecavüzün durdurulmasına ve ortadan kaldırılmasına, davalının 2010/08677 sayılı markasının hükümsüzlüğüne, karşı dava yönünden, karşı davalının 2003/014 11... /53087 sayılı tescilli markalarının kullanmama nedeniyle kısmen iptaline karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, asıl davada taraf markaları arasında SMK'nın 5/1-ç hükmü kapsamında aranan “herhangi bir takdir yetkisi ve şüpheye yer vermeyen bir biçimde aynı/ayırtedilemeyecek benzerlik” olmadığı,

dolayısıyla davalı-karşı davacının 2010/08677 sayılı markasının bu madde hükmüne dayalı olarak hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceği, davalı-karşı davacının 2010/08677 sayılı markasının tescilinin kötüniyetli olmadığı, davalı-karşı davacının 2010/08677 sayılı markasını “kara taşımacılığı hizmetleri”nde kullanmasının, davacı-karşı davalının marka haklarına tecavüz olarak nitelendirilebileceği, karşı dava yönünden, davacı-karşı davalı adında tescilli 2003/01411 sayılı markanın.

39.sınıfa giren “Taşıma komisyonculuğu hizmetleri, taşıt ve malları kurtarma hizmetleri” yönünden kullanılmama nedeniyle iptali koşullarının kısmen oluştuğu, davacı-karşı davalı adında tescilli 2009/53087 sayılı markanın. 39.sınıfa giren. “Deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri” ve 43.sınıfa giren.

“Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.

Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil)” yönünden kullanmama nedeniyle iptali koşullarının kısmen oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davaya konu markanın SMK'nın 5/1-ç hükmü yönünden hükümsüzlüğü talebinin reddine, davaya konu markanın SMK'nın 6/9 hükmü gereğince kötüniyet nedeniyle hükümsüzlüğü talebinin reddine, davalının 2010/8677 sayılı markasının "kara taşımacılığı hizmetlerinde kullanmasının davacı karşı davalının marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, kaldırılmasına,

karşı davanın kısmen kabulüne, karşı davalı adına tescilli 2003/1411 sayılı markanın 39.sınıf "taşıma komisyonculuğu hizmetleri, taşıt ve malları kurtarma hizmetleri yönünden" kullanmama nedeniyle iptaline, karşı davalı adına tescilli 2009/53087 sayılı markanın 39.sınıf "deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri.

Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. 43. sınıf : yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı, (kreş) huzurevi hizmetleri dahil)" yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-karşı davacının 2010/08677 sayılı markasının tescilinin kötüniyetli olmadığı, davacı-karşı davalının, 2003/ 01411 sayılı markanın 39.sınıfa giren “Taşıma komisyonculuğu hizmetleri, taşıt ve malları kurtarma hizmetleri” yönünden, 2009/ 53087 sayılı markanın ise 39.sınıfa giren. “Deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri.

Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri” ve 43.sınıfa giren “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.

Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil)” yönünden SMK'nın 9.maddesi anlamında kullanıldığını ispat edemediği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalı ... Ulaştırma Organizasyon Turz. Tic. Ltd. Şti. vekilinin asıl ve karşı davaya ilişkin tüm, davalı-karşı davacı ... Havacılık Lojistik Turz. San. ve Tic.

A.Ş. vekilinin karşı davaya ilişkin tüm, asıl davaya ilişkin sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar verildiği, diğer yandan davacının gerek dava gerekse ıslah dilekçesindeki hükümsüzlük talebi kötüniyetli tescil iddiasına dayalı olduğu gibi ıslah dilekçesinde de hükümsüzlük yönünden iki ayrı talep sonucu bulunmadığı halde mahkemece asıl davadaki hükümsüzlük talebinin iki ayrı bent halinde reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca ıslahla kastedilenin dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesi olduğu,

dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu hâline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı, somut olayda, davacının ilk kez ıslah dilekçesi ile öne sürülen "marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve kaldırılması" talepleri, dava dilekçesinde dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesi değil, dava konusu edilmeyen bir şeyin davaya ithali ve dava konusu haline getirilmesi mahiyetinde bulunduğu, bu durumda ıslah dilekçesinde yer alan "marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve kaldırılması" istemlerine ilişkin olarak,

başlangıçta usulen açılmış bir dava bulunmadığı gibi ıslah ile dava konusu haline geldikleri de kabul edilemeyeceğinden, mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı-karşı davacı ...

Havacılık Lojistik Turizm Sanayi Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak asıl dava yönünden; davanın reddine, asıl davada sunulan ıslah dilekçesinde yer alan "marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve kaldırılması ile hükmün ilanı" istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden;

davanın kısmen kabulü ile davacı-karşı davalı adına tescilli 2003/1411 sayılı markanın 39. sınıf "taşıma komisyonculuğu hizmetleri, taşıt ve malları kurtarma hizmetleri yönünden " kullanmama nedeniyle iptaline, davacı- karşı davalı adına tescilli 2009/53087 sayılı markanın 39. sınıf "deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri.

Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. 43. sınıf : yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı, (kreş) huzurevi hizmetleri dahil)" yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, davalının 2010/08677 sayılı markasının hükümsüzlüğü, karşı dava ise; davacı-karşı davalının 2003/014 11... /53087 sayılı markalarının kullanmama nedeniyle iptali istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3593, K. 2026/582, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3593
Karar No
2026/582
Tarih
29 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3594 K.2026/284
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3595 K.2026/555
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3597 K.2026/461
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3597 K.2026/262
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3598 K.2026/709
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3598 K.2026/165

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.