KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3864 E., 2026/963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1598 Esas, 2025/846 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ...4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2024/150 E., 2024/437 K.
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkiline karşı ...İcra Müdürlüğünün 2023/12798 E. sayılı dosyasıyla çeke dayalı takip başlatıldığını, takibe dayanak çek üzerindeki zorunlu unsurlardan olan ödeme tarihi üzerinde oynama yapıldığını, müvekkilinin çek bedeli olan 670.000,00 TL'yi asıl çek günü olan 31.07.2023 tarihinde aldığını, kendi adını soyadını yazarak ciroladığını ve kendi şirketini de yazarak ciroladıktan sonra çekin bedelinin tamamını ...Otomotiv İnşaat Turizm Hayvancılık San.
Tic. Ltd. Şti. temsilcisi ...dan aldığını, karşılığını almış olduğu çeki ...a teslim ettiğini... tarafından çekin keşide tarihinin değiştirildiğini ve müvekkili borçluymuş gibi ciro edildiğini, çekin en son hamili davalı şirketçe icra takibine konulduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, takibin iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ciro silsilesi ile çek ciro edildiğinden müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, müvekkiline ciro edilen çekin bankaya ibrazının müvekkili şirket tarafından yapıldığını ve karşılığı olmadığının ilgili banka tarafından yazıldığını, müvekkilinin iyiniyetli olup davacı ile keşideci arasındaki sorunları bilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği, yapılan inceleme sonucu davacının arabuluculuğa başvuru yapmadığı gerekçesiyle davanın arabuluculuk dava şartı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 20.10.2023 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle menfi tespit davasının arabuluculuğa tabi olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3864, K. 2026/963, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama