İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3918 K.2026/596

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2025/3918Karar2026/596Tarih29 Ocak 2026Okuma6 dk · 1.211 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/3918 E., 2026/596 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Ocak 2026
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/659 Esas, 2025/799 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/96 E., 2022/395 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.211 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1998 yılından beri online alışveriş/elektronik ticaret sektöründe faaliyet gösteren, sektörünün lider kuruluşlarından biri olduğunu, müvekkiline ait ... web sitesinin günümüzde 32 milyon kayıtlı üyesinin bulunduğunu ve günde 200 milyon kere ziyaret edildiğini, müvekkilinin “...”li markalarını bu faaliyetleri kapsamında aktif olarak kullandığını ve tüketici nezdinde bilinir hale getirdiğini, müvekkilinin markasının T/... sayı ile tanınmış marka statüsüne de alınmış olduğunu,

dava konusu edilen markanın müvekkilinin bu tescilli/tanınmış markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer bir marka olduğunu, dava konusu edilen markanın tüketiciler tarafından müvekkilinin seri ve tanınmış “...”li markalarının bir devamı şeklinde algılanmasının kaçınılmaz olduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkilinin markalarının tanınmışlığına zarar vereceğini, davalının haksız olarak müvekkili markalarının tanınmışlığından fayda sağlayacağını,

davalının bu markayı kendisine seçerken kötüniyetli olduğunu ve davacı ile haksız rekabet yapma saikini taşıdığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 24.01.2022 tarih ve 2022-M-521 sayılı kararının iptali ile 2020/94913 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olmadığını, zira davalının markasının genel kompozisyonun markaların görünümlerini farklı kılmaya yettiğini, taraf markalarında ortak olarak “...” ibaresinin bulunmasından hareketle markaların benzer olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, zira bu ibarenin davacı tarafından yaratılmış/fantezi bir ibare olmadığını ve markasal hüviyetinin düşük olduğunu, markalar benzemediği için davacının tanınmışlık iddialarının somut olaya bir etkisi olmadığını, davacının dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle ve haksız rekabet saikiyle yapıldığını ispat edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu edilen markasının “...” ve “...” kelimelerinden oluştuğu, davacının bilhassa “...”, “...”, ...”, “...”, ...”, ...”, “...”, ... ”, “... ”, “...”, “...”, “...”, ...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, ...”, ...”, “... ”, “...”, ...” birleşik kelimelerini ihtiva eden markalarında, “...” ibaresinin sonuna eklenen, tasviri/tanımlayıcı olan ve Türkçe’de de yerleşik birer anlamı haiz olan kelimelerle, aynı yazım özelliklerinde ve puntolarda yazılmış olması itibariyle birleşik olarak algılanan kelimelerin,

dava konusu edilen markadaki birebir aynı kompozisyonla, yani yerleşik anlamı haiz kelimelerin dilbilgisi kuralları dışına çıkılarak birleşik yazılması şeklinde tasarlanmış bir kompozisyonla yazılmış/kurgulanmış olmalarının, karşılaştırılan işaretleri görsel ve kavramsal açılardan benzer kıldığı, karşılaştırılan markalarda, dilbilgisi kurallarının aksine, birleşik olarak yazılmış isim tamlamalarının hepsinin de “...” kelimesiyle başlıyor olması, işaretlerin sadece “...” ibaresinin ortaklığı itibariyle dahi benzer olarak algılanmasına sebebiyet verdiği,

“...” kelimesi Türkçe’de bilinen/yerleşik anlamı olan ve sıklıkla kullanılan bir zamir olup “bütünü, tamamı, tümü, cümlesi” anlamlarına geldiği ve bu ibarenin, markasal hüviyette soyut ayırt edici niteliğinin çok düşük olduğu, dava konusu somut olayda da, davacının gerek dava dosyasına gerekse marka işlem dosyasına sunduğu belge ve delillerden “...” markasının davacı tarafından elektronik ticaret/online alışveriş sektöründe ... web sitesi tahtında Türkiye geneline yaygın, yoğun ve ciddi kullanımı ve tanıtımı neticesinde, yani kullanım sonucunda belirli bir ayırt edicilik kazanmış olduğu,

koruma kapsamının arttığı, davacının “...”li markalarıyla bir “seri marka” yarattığı ve bunun sonucunda da dava konusu benzerliğin/ortaklığın dikkat çekici hale geldiği, davalının markasında “...” ibaresinin davacının markalarında olduğu gibi yerleşik anlamı haiz başka kelimelerle aynı kompozisyonda, yani birleşik olarak kullanılmış olduğu tespit edildiğinden davalının markasının, davacının “...”li markalarının serisinin bir devamı olarak algılanabilecek nitelikte bir türemeye sahip olduğu ve alt marka algısı yaratmaya uygun nitelikte olduğu,

bu benzerliğin, potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde davacının “...”li markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...” ibareli markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının, davacının yeni bir marka yarattığı yönünde bir algısının oluşmasının ihtimal dahilinde olduğu,

taraf markasında ortak olan “...” ibaresinin varlığının ve bu ibarenin markalarda kullanılmış kelime öbeklerinin baş kısmında yer almasının, markaları kulakta bıraktıkları “tını” itibariyle işitsel açıdan bir derecede yakınlaştırdığı,

taraf markalarında geçen bu ibarenin, yukarıda incelenen yerleşik/bilinen anlamından dolayı markaların tüketici zihninde yarattığı algının farklılaştığının da söylenemeyeceği, davacı markaların pazar derinliği ve bilinirliği düşünüldüğünde davalı markanın davacı markaları ile benzer olduğu ve karıştırılacağı, davacının bilhassa “...” kelimesi ile başlayan ve herhangi baskın bir şekil unsuru da ihtiva etmeyen, sadece birleşik birer kelimeden ibaret markaları özelinde karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal ve genel kompozisyon itibariyle benzerlik olduğu,

dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen 09. sınıftaki emtia açısından davacının muhtelif markaları yönünden somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, “...” markasının Türkiye’de her yaştaki ve her sosyo-ekonomik seviyedeki kişiler tarafından iyi bilinen, sektör ayırımı dahi olmaksızın geniş bir kitleye hitap eden, büyük bir çoğunluk kitlesi tarafından kullanılan bir online alışveriş sitesinin tanınmış markası olduğu,

“...” ibaresinin davacı ile özdeşleştiği, davalının dava konusu edilen markasının kapsamına giren tüm emtia açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 maddesi hükmünün aradığı şartların somut olayda gerçekleşme ihtimali olduğu, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetli veya haksız rekabet saikiyle yapıldığının ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2020/M-521 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı şirket temsilcisi ve davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli itirazına mesnet tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan "..." ibaresinin ortak olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu,

işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği,

ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği, dava konusu edilen 2020/94913 sayılı markanın kapsamına alınmak istenilen tüm emtia açısından emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, davacının “...” markasının tanınmış bir marka olduğu,

bu tanınmışlığın, dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen tüm emtia açısından tesciline engeli olacağı gerekçesiyle davalı şirket temsilcisi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Kurum'un temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3918, K. 2026/596, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3918
Karar No
2026/596
Tarih
29 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/3920 K.2026/342
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/3920 K.2026/153
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/3922 K.2026/14
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/3925 K.2026/622
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/3926 K.2026/825
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/3927 K.2026/814

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.