İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3948 K.2026/1075

Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar…

Esas2025/3948Karar2026/1075Tarih25 Şubat 2026Okuma6 dk · 1.192 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/3948 E., 2026/1075 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Şubat 2026
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/12 72... /690 Karar
Hüküm
Davanın kısmen kabulü
İlk derece mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/667 E., 2022/151 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.192 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.02.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 02.11.2015 tarihli Lojistik Hizmet Sözleşmesi ile 16.01.2018 tarihli ek protokol imzalandığını, davalının 16.01.2018 tarihli ek protokole istinaden ....

Noterliğinin 08.03.2018 tarihli ihtarı ile 08.06.2016 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşmenin feshedildiğini ihtar ettiğini, ancak müvekkilinin davalıya gönderdiği ihtarlarında belirtildiği üzere işin hacmi dikkate alındığında bu süre içerisinde sözleşmenin tasfiye edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin fesih ihbarından sonra davalıya hizmet vermeye devam ettiğini, davalının sonradan gönderdiği ihtarlarla malların teslimini istemiş ise de teslimin kime ve ne zaman ne şekilde yapılacağı hususunda bilgi vermediğini,

müvekkilinin davalıya sözleşmenin feshinden sonra da verdiği hizmet kapsamında yapılan işlerin bedeli olarak 30.06.2018 tarihli faturayı düzenlediğini, ancak davalının faturayı iade ettiğini, malların sevki konusunda her gün davalı tarafından müvekkiline e-postalar gönderildiğini, davalı şirket yöneticilerinden ...'ın "....ben zaten 8 haziran olan ihbar tarihimizden 31 temmuza esneterek önemli bir adım attığımı düşünüyorum" şeklinde e-posta gönderdiğini, diğer aya ilişkin hizmetlerin sözleşme şartlarında yerine getirilmesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından e-faturanın davalıya gönderildiğini, ancak davalının faturayı iade ettiğini,

müvekkilinin sözleşme kapsamında dağıtıma devam ettiğini, verilen tedbir kararı ile malları depodan aldığını, uzayan bu süre boyunca müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline, alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkili şirkete ait "..." markalı çocuk tekstil ürünlerinin davacıya ait depoda depolanması, müvekkilinin talepleri doğrultusunda ürünlerin müvekkiline ait mağazalara sevk edilmesi gibi lojistik hizmetleri üstlenmeyi taahhüt ettiğini, bu kapsamda müvekkiline ait ürünlerin davacıya ait depoya teslim edildiğini, müvekkilinin talep ve talimatları doğrultusunda müvekkili şirketin mağazalarına sevkiyatlar yapıldığını,

taraflar arasında imzalanan sözleşme üç yıllık süreli olmakla beraber yine taraflar arasında imzalanan 16.01.2018 tarihli ek protokol hükümleri gereğince müvekkili şirketin üç ay önceden yazılı bildirimde bulunarak sözlemeyi feshetme hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin buna uygun olarak 08.03.2018 tarihli ihtarla, 08.06.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini, üç aylık süre içerisinde davacının tüm yükümlülüklerinin devam ettiğini,

08.06.2018 tarihi itibariyle müvekkili şirket yetkilileri ile birlikte mevcut stok durumunun tutanakla tespit edilerek stoklarda bulunan tüm ürünlerin müvekkili şirkete eksiksiz olarak teslim edilmesi gerektiğini, ancak davacının feshi ihbar yokmuş gibi günlük sınırlı sayıda ürün sevkine devam ederek ürünlerin tamamını teslimden kaçındığını, sözleşme hükümlerine göre temerrüde düştüğü halde feshin gerçekleştiği 08.06.2018 tarihinden sonraki dönemde sözleşme konusu ürünleri zorla elinde tuttuğunu, adeta ürünleri rehin alarak müvekkilini hizmet almaya zorladığını ve hizmet bedeli faturaları düzenlemeye devam ettiğini,

davacının düzenlediği faturaların iade edildiğini, davacının ödemelerin yapılmaması halinde malların satılacağı hususunda müvekkilinin tehdit edildiğini savunarak davanın reddine, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından inceleme kapsamında talep edilen diğer defter ve belgeler sunulmadığından, alacak tutarının ticari defter kayıtları ile doğrulanamadığı, davacının kendi ticari defter ve belgelerine nazaran takibe konu ettiği tutar kadar alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, davalının ise kendi ticari defter kayıtlarına göre 29.01.2019 takip tarihi itibariyle davacıya 562.454,81 TL borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 33. İcra Dairesi'nin 2019/3492 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile,

takibin 562.454,81 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmek suretiyle devamına, fazla istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki sözleşmenin 08.06.2018 tarihinden geçerli olmak üzere feshi sözleşmeye aykırı olmamakla birlikte feshin geçerli olduğu 08.06.2018 tarihinden sonra davacı davalıya hizmet vermeye devam ettiğinden bahisle Haziran ayına ilişkin 30.06.2018 tarihli 625.609,24 TL bedelli, Temmuz ayına ilişkin 31.07.2018 tarihli 548.415,31 TL bedelli faturaları düzenlediği, bahsi geçen faturalara davalı tarafından karşı çıkıldığı,

sözleşmenin 14/c maddesinde, sözleşmenin herhangi bir sebeple feshi halinde depodaki stok durumunun her iki tarafın yetkililerince bir tutanak ile tespit edileceği ve davalının, stokta tespit edilmiş malları davacıya eksiksiz teslim etmekle yükümlü olduğunun kabul edildiği, ancak sözleşmede teslimin nerede, hangi tarihte ve ne şekilde yapılacağı düzenlenmediği gibi 08.06.2018 tarihi itibariyle tarafların bir araya gelerek stok sayım ve teslim işlemi yapılmadığı, gerek fesih ihbarından sonra, gerekse feshin geçerli olduğu tarihten sonra davacının lojistik hizmetini sözleşmedeki şartlara göre yerine getirdiği,

davalı tarafından bu duruma 27.06.2018 tarihine kadar karşı çıkılmadığı, sözleşmenin sona ermesi halinde ürün iadesinin ne şekilde yapılacağı hususunda açıklık bulunmadığından, yine davalı 27.06.2018 tarihli ihtara kadar sessiz kaldığından davalının ürün teslimini sözleşme ve taraflar arasındaki fiili uygulamaya göre yapmasında sözleşmenin 14/c maddesine aykırılık bulunmadığı,

davacının Haziran ayına ilişkin düzenlediği 30.06.2018 tarihli faturanın önceki dönemlerde düzenlenen faturalarla uyumlu olduğu da dikkate alındığında davalının Haziran ayına ilişkin faturada belirtilen tutarı hak ettiği, her ne kadar davacı, sürecin 31.07.2018 tarihine kadar esnetildiğine dair beyanları ihtiva eden davalı şirket yetkilisinin 12.06.2018 tarihli e-postasına dayanmakta ise de davalının bu hususta cevap dilekçesindeki beyanları dikkate alındığında, davacı tarafça başka bir delil de ibraz edilmediğinden bahsi geçen e-postadan fesih süresinin 31.07.2018 tarihine uzadığı sonucuna varılamadığı,

davacının Temmuz ayına ilişkin hakediş talebinin yerinde görülmediği, davalının takip tarihinden sonra düzenlediği 29.03.2019 tarihli 617.072,74 TL tutarlı faturanın dışlanması sonucunda davalının defterleri ile doğrulanan 562.454,81 TL alacağa Haziran dönemi hakedişine ilişkin 31.07.2018 tarihli faturada belirtilen 625.609,24 TL alacağın da ilavesiyle davacının, davalıdan 1.188.064,05 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne,

davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 1.188.064,05 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmek suretiyle devamına, fazla istemin reddine, alacağın %20'si oranında hesaplanan 237.612,81 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, lojistik-depolama hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3948, K. 2026/1075, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3948
Karar No
2026/1075
Tarih
25 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3949 K.2026/950
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3950 K.2026/1036
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3952 K.2026/717
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3952 K.2026/833
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3955 K.2026/930
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3960 K.2026/1089

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.