KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/4016 E., 2026/879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/631 Esas, 2025/835 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/296 E., 2022/327 K.
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ..." markasının sahibi olan müvekkilinin, davalı gerçek kişinin 2020/67720 sayılı .......com" ibareli markasının 35. sınıfta tescili isteğine yönelik itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, ..." markasının 20 yılı aşkın bir süreden beri yapılan tanıtım ve yatırımlarla müvekkiliyle özdeş hale geldiğini, Türkçe'de maksimum olarak yazılan ..." ibaresinin müvekkilinin markasındaki gibi İngilizce'deki haliyle başvuruya konu edilmesinin tesadüf olmadığını, "...com" ibaresinin ayırt ediciliği bulunmadığından markaların görsel,
işitsel ve anlam yönünden benzerlik taşıdıklarını, 35. sınıfta tescili istenen davalı markanın mal ve hizmet sınıfı listesinde hemen hemen bütün emtiaların yer aldığını, bu itibarla marka işaretleri ve kapsamda bulunan mal ve hizmetlerin benzerliğinin markaların karıştırılması ihtimalini doğurduğunu, davalı gerçek kişinin müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamayı amaçladığını,
davalı markanın tescilinin müvekkilinin markasının itibarının zarar görmesi ve ayırt edici karakterinin zedelenmesi sonucunu doğuracağını ve davalının kötü niyetli olarak başvuruda bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararın iptali ile 2020/67270 başvuru numaralı markanın tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; ... ...com" ibaresinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ..." ibaresinin ise günlük hayatta çok kullanılan genel bir ibare niteliğinde olduğunu, markasındaki "...com" ibaresinin ayırt edicilik kazandırdığını, renk ve şeridin markayı görsel olarak farklılaştırdığını, davacının markasındaki "..." harfinin stilize ediliş şekli ile kendi markasında yer almadığını, dolayısı ile markalar arasında iltibasın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı gerçek kişinin " maximum ...com" ibareli markası ile davacının itiraza mesnet ..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
iltibas koşullarının gerçekleştiği, buna karşılık davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı ... başvurusu nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği ve dava konusu markanın kötüniyetli olarak başvurusunun yapıldığı hususunun kanıtlamadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2020/67270 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararı ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ..." ibaresinin ortaklığından hareketle markaların benzer olduğu ve bu benzerliğin iltibasa sebebiyet verdiği kabul edilmişse de benzerliğe dayanak alınan ..." ibaresinin genel bir ibare olarak ayırt ediciliğinin çok düşük olduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de ayırt ediciliği düşük ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar tutulması gerektiği, tertip tarzı ve yer verilen ek unsurlarla dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,
dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davalı markasının tescilinin kötüniyetli olduğuna dair somut delil sunulmadığı, sırf marka başvurusunda bulunmak kötüniyetin varlığını ortaya koyamayacağından davacının kötüniyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4016, K. 2026/879, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama